Birinci sanayi devrimi veya Endüstri 1.0 ; 18. yüzyılın ortalarında(1770-1860) Britanya‘da buhar ve su gücünün sanayide kullanılmaya başlanmasıyla başlar. Bu sürecin finalinde James Watt’ın1781’de icat ettiği  buhar makinası olarak anılsa da süreç Mısırlı Heron ile başlayıp, Fransız Papin’e oradan, İngiliz Savery’e, ardından İngiliz Newcomen’e ve finalinde Newcomen’in makinasının tamir için İskoçlu James Watt’a gelmesi ile devam eder. Bununla birlikte insanlık tarihinde ilk kez kas gücünün yerini makineler alarak makineleşme dönemi başlayıp, üretim küçük işletmelerden fabrikalara taşınır.

Endüstri 2.0, 19.yüzyılın ikinci yarısından(1860 ve 1914)sonra başlayan ve  I.Dünya savaşına kadar geçen süreçte sanayide ve toplumsal alanda meydana gelen değişim/ dönüşümleri ifade eder. Başlangıcı İngiliz mucit H. Bessemer‘in icat ettiği ucuz çelik üretim yönteminin yaygınlaştığı 1860 yıllarına dayanan II. Sanayi Devrimi, Bessemer yöntemiyle, eritilmiş pik demir, alttan verilen havanın oksijeniyle çeliğe dönüşür. Süreçte elektriğin sanayide kullanmaya başlanması, kitlesel  üretimi de beraberinde getirir  ve özellikle 1900 yılların başlarında  Amerikan otomobil üreticisi Henry Ford’un  girişimleriyle otomotivde seri üretime geçilmesi dönemin en önemli gelişmesi olarak öne çıkar.

Endüstri 3.0, bilişim teknolojileri dönemi olarak da adlandırılan bir dönemdir. İkinci dünya savaşından(1938-1945) sonra elektronik, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmelerin sonucunda  1970 yılların başlarında sanayide otomasyon dönemi başlar ve üretim  dijitalleşmeye başlanır. Bilgisayarların, robotik endüstrisinin, nükleer, doğalgaz ve yenilenebilir enerjiler gibi yeni enerji kaynaklarının kullanılmaya başlandığı bir dönemdir. Bu dönemde bilgi en temel unsur olarak kabul edilir, bilgilerin artması ve yayılması ise küreselleşme olgusunu ortaya çıkartır.

Ardından Endüstri 4.0 hayatımıza girer. 2010’lu yıllarda fırtına gibi esen endüstri 4.0 ile siber ve fiziksel sistemler konuşulur olur. Bu terim ilk olarak 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı‘nda kullanılır. Ekim 2012 yılında ise Robert Bosch ve Henning Kagermann çalışma grubu oluşturarak hazırladıkları 4. Sanayi Devrimi öneri dosyasını Alman Federal Hükümeti‘ne sunar. Bunun temelinde 3 alan yatar. Bunlar; nesnelerin interneti, hizmetlerin interneti ve siber – fiziksel (Bu kavramda bana Toygar Akman hocayı ve yazdığı Sibernetik kitaplarını anımsattı)  sistemlerdir.

Son olarak Endüstri 5.0 ile karşı karşıyayız. 2017 yılında telaffuz etmeye başladığımız 5.0 için artık insansız teknoloji dünyası diyebiliriz. Endüstri 5.0 insansız teknolojilerin hayatımıza girdiği yepyeni bir dünya.


MANDAL BURSA’DA

TÜBİTAK Başkanı Prof.Dr.Hasan Mandal cuma günü Floteks’in YKB Celal Beysel’in davetlisi olarak Bursa’daydı. Bu davetin gelişimini Celal Beysel şöyle anlattı:

“Temmuz sonunda Hasan Mandal hocamız İngiltere Cambridge’de bulunan TWI adlı ARGE firmasındaki uluslararası toplantının açılış konuşmasını yapacaktı. O toplantıda firmamızdan Ömer Beysel ve Tuğrul Karasarlıoğlu da yapmış olduğumuz AB projelerini tanıtmak üzere davetliydi. Sayın Mandal, konuşmasını internet üzerinden yaptı. Tuğrul Karasarlıoğlu şahsen Cambridge’deyken, Ömer Beysel ise konuşmasını internet bağlantısı(gidişinden 45 gün önce yaptığı vizesi, gidiş tarihinden 2 ay sonra geldiği için) ile gerçekleştirdi. Firma prezentasyonumuzu izleyen Sayın Mandal ile yapılan zoom toplantımızda kendisini Floteks’e davet ettik. Değerli hocamızın bu davetimize geçtiğimiz cuma günü icabet etmesi, uzun süredir yapmakta olduğumuz TÜBİTAK ve AB projelerimizi daha büyük şevk ile sürdürmemiz açısından bizlere önemli moral kaynağı olmuştur.”

Prof.Dr.Mandal, Floteks’i gezdikten ve orada incelemelerde bulunduktan sonra BUTECOM’a geçti. Orada BUTECOM Başkanı Prof.Dr.Mustafa Hatipoğlu ve BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener onu karşıladı. Oradaki toplantıya Ali İhsan Yeşilova, Hüseyin Özdilek, Osman Canik, Coşkun İrfan, Sadullah Gencer, BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar da katıldı. Şener, Beysel birer konuşma yaptı. Hatipoğlu, BUTECOM’u tanıttı. Mandal Hoca ise finalde güzel bir konuşma yaptı ve dönemin artık “Co-creation dönemi olduğunu” belirtti. Yani birlikte oluşturma, bir iş bağlamında, tüketicilerden gelen girdilerin başından sonuna kadar merkezi bir rol oynadığı bir ürün veya hizmet tasarım süreci. Bunun bana göre en güzel örneği Çin kökenli beyaz eşya devi Haier.

Mandal Hoca ile orada tanışma fırsatımız ve ayak üstü sohbet olanağımız oldu.


MANDAL’IN PAYLAŞIMI

TÜBİTAK Başkanı Mandal, Floteks ziyareti sonrası “Temiz ve döngüsel ekonomi için birlikte geliştirme” başlığı ile paylaşımında şunları söyledi:

“Ülkemizin yeşil kalınma sürecinde gerçekleştirilen Ar Ge faaliyetlerini desteklemenin önemli olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede bugüne kadar kurumumuzdan bir çok proje desteği alan sonrasında da bu etkinliğini AB çerçeve programları ile geliştiren Floteks Automotive firmasını ziyaret ettik.

Yeşil dönüşüm ve özellikle de döngüsel ekonomi odaklı araştırma çalışmalarına çok erken aşamada başlayan Floteks’in özellikle atıklardan rafine çıkışı kalitesinde saf polipropilen üretmeye yönelik UFUK 2020 projesi olan ISOPREP Pilot Tesisini gezerek incelemelerde bulunduk.

Ayrıca geleceğin temiz enerji teknolojisi olacak hidrojenin yüksek basınçta depolanmasına yönelik tankların(Tip+) rotasyon kalıplama teknolojisi ile üretilen çalışmalarını inceledik. Firmalarımızın yeşil dönüşüme yönelik geliştirdikleri yenilikçi teknolojileri yerinde görmek heyecan verici.”


HASAN MANDAL KİMDİR?

Hasan Mandal, (d.1965, Eskişehir) 1987 yılında ODTÜ Metalurji MühendisliğiBölümü‘nden mezun oldu. 1992’de Newcastle Üniversitesi‘nde doktorasını yaptı.

1994 yılında Anadolu Üniversitesi Seramik Mühendisliği Bölümünde Yardımcı Doçent olarak göreve başladı, 1996’da Doçent, 2001’de Profesör unvanını aldı. 2004-2010 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı olarak görev yaptı. Kendisi Dünya Seramik Akademisi‘ne (WAC) üye seçilmiş olup WAC‘ın tek Türk üyesidir. Ocak 2012-2015 tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi Rektör Yardımcısı olarak da görev yaptı. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi ve YÖK Başkanvekili görevlerinde bulundu. 22 Şubat 2018 tarihinde TÜBİTAK Başkanlığına atandı.