Bulvar kent içinde, iki yanı ağaçlı, geniş anayola denir. Bulvar (Fransızca: Boulevard), genellikle yeşillendirilmiş geniş caddelere verilen addır. Bulvar kapsamında birden fazla trafik şeridi ve yaya kaldırımı bulunur.

Bulvar kelimesini ilk kez çocukluğumda Barbaros Bulvarı’nda duydum. Bursa’ya geldiğimizde Bursa’da bir bulvar yoktu.

Bunları size niye yazıyorum?

Mudanya Belediyesi yıllardır bulvar olmayan bir yürüyüş yoluna bulvar dediği için. Bilindiği gibi bu döneme kadar Bursa Büyükşehir ve Mudanya Belediyesi iktidar ve muhalefetin belediyeleriydi.

Mudanya’da Erol Demirhisar, Belediye Başkanı seçildiğinde sahili doldurmuş ve bir yürüyüş için sahil yolu yapmıştı. Bu yolda yıllar önce AK Partili Bursa BŞB ve CHP’li Mudanya Belediyesi ayrı ayrı ve birbirlerinin dibinde şöyle komik bir yazı koymuştu:

“İsmet İnönü Bulvarı”

Bir yürüyüş yoluna veya sahil yolu diye tanımlanacak bir yere, İsmet İnönü Yürüyüş Yolu/Sahil Yolu demek varken bulvar demek bize yakışır(!). Bu notu aynı zamanda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e de iletiyorum.

Ayrıca tarihi ve koruma altındaki 12 Eylül caddesine çiçeklik adı altında konan adeta sandukalar var. Çoğunun çiçekleri kurumuş. Ayrıca iki sözde çiçeklik arasına gerilmiş ip seyyar satıcılara stant görevini üstleniyor.

Bir de Mudanya’da kafama takılan konu mütareke binasının önüne her yıl çadırlar kurularak kitap fuarı adı altındaki düzenlemedir. O dönem Mütareke Binası’na girmek adeta cambazlık gerektirir. Sanıyorum Mudanya’nın bu değerli etkinliği olan Kitap Fuarı adına yakışan bir mekanda yapılmalı.

Gelelim zengin mahallesi Bademli’ye. Adı zengin mahallesidir. Siz eski Mudanya yoluna girdiğinizde o sitelerin önündeki mezbelelik ile karşılaşırsınız. Sitelerin önü kesilmiş bahçe çim ve likstrumları ve de ayrık otları ile tadilattan çıkmış inşaat malzemeleri ile doludur.

SON SÖZ

Evet, bunlar elbetteki daha birkaç aylık belediye başkanı Deniz Dalgıç döneminde olmadı. Ama geçenlerde yaptığım Mudanya turunda bunlar gözüme daha çok batmaya başladı.

Sanırım Deniz Dalgıç ve Mustafa Bozbey başta bulvar komikliğini çözerler. Diğerleri ise Deniz Dalgıç’ın işi.

Bademli için de Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a, Amerikalı suç psikologu Philip Zimbardo’nun 1969 yılında yapmış olduğu bir deneyden esinlenerek elde edilmiş olan, kentsel bozukluk üzerine anti sosyal davranışlar ve diğer suçlardaki vandalizm davranışları/belirtileri ve normları işaret eden Kırık Camlar Teorisi isimli kriminolojik teoriyi anımsatıyorum.

Zimbardo ve dönemin New York Belediye Başkanı Guiliani ortak çalışma yürüterek New York’u suçun başkenti olmaktan kurtardı. Guiliani bu başarı öyküsünü şöyle özetler:

“Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim.

Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine biri, bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.”

Belediye Başkanı olmak zor iştir. Herkesi memnun etmek de zordur.

Deniz Dalgıç’a başarılar dilerken aday olmak, kazanmak işin kolayı önemli olan beş yıl sonra sizin için söylenecekler. İz bırakmak önemli ve değerlidir. Ama zordur. Kaybolup, unutulmak ise en kolayıdır.

YOLUN AÇIK OLSUN, ARZU MÜDÜRÜM

Arzu Tan Bayraktutan, Bursa Ahmet Vefik Paşa Devlet Tiyatrosu’nun sanat yönetmeni ve müdürü. Onu önce rahmetli Osmangazi Kaymakamımız Hikmet Tan’ın kızı olarak tanıdım. Sonra meslektaşımız kardeşimiz Gürsel Bayraktutan’ın sevgili eşi ve de sonrasında Bursa Ahmet Vefik Paşa Devlet Tiyatrosu oyuncusu ve sanat yönetmeni olarak.

Sevgili Arzu Müdürümüz, Bursa’ya veda ediyor. Uzun yıllar Bursa’da tiyatro sanatının yaşaması ve gelişmesi için oyuncu, yönetmen, eğitmen, yönetici olarak çaba gösterdi ve emek harcadı. Birçok butik kurum ve amatör tiyatroların doğmasına vesile oldu. Onlara gönüllü destekler verdi. Bundan sonra sanat yaşamını Ankara’da sürdürecek.

Veda mesajı şöyleydi:

“Ayrılıklar da sevdaya dairdir. Pırıl pırıl 25 yıldan sonra yuvamdan Bursa’dan, kıymetli Ahmet Vefik Paşa Sahnesinden, Ankara’ya, Ankara Devlet Tiyatrosu’na gidiyorum. Mutluyum geride bıraktıklarım için. Umutluyum beni bekleyen güzel günler için.

Sevgili dostlarım, meslektaşlarım, kıymetli seyircilerim, öğrencilerim hepinizi çok özleyeceğim…”

Sevgili Arzu Tan Bayraktutan ve Bayraktutan Ailesi’ne başarılar diliyorum.

Bizler de sizleri özleyeceğiz.