Turgut Ağabeyi geç tanıdım. 1980’li yılların sonu ve 1990’lı yılların başı gibiydi. Anatolia Otel, Pizza Kasrı’nda 1987-1994 yılları arasında birlikte çalıştığımız TOFAŞ Basketbol Takımı Teknik Direktörü Mete Babaoğlu ile pizza yiyorduk. O sırada Turgut Ağabey de oradaydı. Ve o zaman tanıştık.
Sonraki süreçte gerek BUSİAD’da gerek Bursa sosyal yaşantısı içinde gerek sahibi olduğu Beymen Mağazası’nda defalarca bir araya geldik. Ayrıca benim kaleme aldığım Bursalı Mucit Kamil Tolon, Kurucu Başkan Doğan Ersöz ve BUSİAD kitapları ile ilgili de onun anılarından yararlandım.
Onunla birçok ortak dostumuz olduğunu fark ettim. Benim büyüklerim onun arkadaşları veya ağabeyiydi.
Ben Turgut Ağabeyi yaşantım boyunca hiç sinirli görmedim. Her zaman güler yüzlü, herkes ile iyi diyalogları olan mütevazi kişiliğe sahip bir kişilik.
Yaşam ilginç bir süreçtir. Özünde ne zaman başlayacağı ve ne zaman biteceği belli olmayan; dünyanın en varlıklısının ve dünyanın en varlıksızının sonunda aynı yerde buluştuğu (altı üstü 2 metrekarelik bir çukur) ve hiç kimsenin giderken yanında hiçbir şey götüremediği bir tatildir.
Bu tatilde her insan bir iz bırakır. Önemli olan bu izin niteliğidir. Bu iz kimi zaman yalnız yaşanan bir evde kimi zaman büyük bir ailede kimi zaman bir kentte, ülkede veya dünyada olur. İyi iz bırakanlar zaman zaman anılır kötü iz bırakanlar ise unutulmak istenir.

BİR KİTAP VE TURGUT AKBEN
Turgut Ağabey 80 yılı aşan yaşamından bazı kesitleri Memduh Gökçen büyüğümüzün zorlamasıyla “Ben Turgut Akben ve Yaşadığım Bursa” isimli bir kitapta topladı. 2025 yılının temmuz ayında ilk baskısı yapılan kitabın editörlüğünü Sevgili Demet Çoraklı yaptı. 463 sayfalık bu kitap Turgut Akben’in kendi ağzından yaşamını anlatırken bir bağlamda Bursa’nın son 80 yılını da Akben gözüyle kayıt altına alıyor.
Kitap elime geç geçtiği için bu yazıyı geç yazıyorum. Kitabı karıştırırken tanıdığımı sandığım Turgut Akben’i hiç tanımadığımı ve de bunun ötesinde onun spordan sanata; iş dünyasından sivil toplum örgütlerindeki (siyaset dahil) çabalarına; müzikten yazı hayatına uzanan geniş yelpazedeki Bursa’nın son 80 yılına bıraktığı izlere tanık oldum. Ve de kendi adıma utandım. Bunu neden bu kadar geç öğrenmiştim. Bu satırları kaleme alırken aklıma eniştem rahmetli Prof. Dr. Nihat Edizdoğan’ın “Murat herkesin yaşamı bir romandır” deyişi geldi.
Kitapta neler var?
1961-1966 yılları arası aktif gazetecilik, 1983-2002 Bursa Beymen Mağazası sahipliği, BUSİAD üyeliği ve 1988-1992 BUSİAD Yönetim Kurulu Üyeliği, Bursa’nın ilk Rotary Kulübü olan Bursa Rotary Kulübü üyeliği ve 1998-1999 dönemi Bursa Rotary Başkanlığı, Bursaspor Üyeliği ve 1998-1999 dönemi Bursaspor Yönetim Kurulu Üyeliği ve Basın Sözcülüğü, Darüşşafaka üyeliği ve Darüşşafaka Yüksek Danışma Kurulu Üyeliği, Benetton öyküsü ve daha birçok şey. 82 yıllık yaşama sığdırılmış birkaç başlık bunlar.
Dolu dolu geçmiş saygın bir yaşam öyküsü.

SON SÖZ
Toplumumuzdaki çoğunluk kayıt altına alma alışkanlığına sahip değildir. Bu büyüğünden küçüğüne her aile için geçerlidir. Halbuki bir anın, bir sürecin, bir dönemin kayıt altına alınması çok değerlidir. Birinci ağızdan tarihin nakledilmesidir.
Bunun en somut örneğini “Neriman Coşkunkan’ın anı defterinden; Mudanya’nın 26 Ay, 1 Haftası” kitabını yazarken tanık oldum. Mudanya’nın işgalini bizzat yaşayan öğretmen Halil Parmaksızoğlu’nun o günlerde tuttuğu anıları, bir biçimde Neriman Hanıma intikal etmişti. Ve birinci ağızdan müthiş anıları kitaplaştırmıştım.
Evet, bu açıdan Turgut Akben’in kaleme aldığı anılarını çok değerli buluyorum. Önce size kitaptan bana göre ilginç ve önemli olan bazı notları aktarmak istedim. Ama bu notların o kadar çok olduğunu görünce vazgeçip, merak edenler kitaba ulaşsın ve okusun dedim.
Yazımı onun kitabının ikinci bölümü öncesine koyduğu deyişi ile bitiriyorum:
“Hayat iki kapılı bir handır,
birinden girilir, diğerinden çıkılır.
Geriye dönüş ve durmak yasaktır bu yolda!”
Turgut Ağabeyciğim sağlıklı uzun yılların hep olsun…