Birleşmiş Milletler gönüllülük yılını tanıma fikri ilk olarak 1996 yılında Japonya’da UNV (BM Gönüllüler Programı) ve Birleşmiş Milletler Üniversitesi (UNU) tarafından düzenlenen bir politika forumunda BM sistemi içinde ortaya çıkar. Şubat 1997‘de Japonya Hükümeti tarafından sunulan bir öneri, BM Genel Sekreteri aracılığıyla Temmuz 1997’deki Ekonomik ve Sosyal Konsey’in (ECOSOC) gündemine alınır. ECOSOC, 22 Temmuz 1997 tarihli 1977/44 sayılı kararıyla, BM Genel Kurulu‘na 2001 yılını Uluslararası Gönüllüler Yılı ilan eden kararı kabul etmesini tavsiye eder. BM Genel Kurulu, 20 Kasım 1997‘deki 52. oturumunda, 123 ülkenin ortak sponsorluğunda 52/17 sayılı kararla ECOSOC kararını kabul ederek 2001 yılını Uluslararası Gönüllüler Yılı ilan eder. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) bir parçası olan Birleşmiş Milletler Gönüllüler Programı (UNV), kararda uluslararası odak noktası olarak belirlenir.
Genel Kurul, üye devletleri, Birleşmiş Milletler sistemi kuruluşlarını ve sivil toplum, özel sektör ve akademi dahil olmak üzere diğer ilgili paydaşları, Uluslararası Gönüllüler Yılını ulusal ve bölgesel düzeylerde kutlamaya çağırmaktadır.
Aralık 2023‘te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2026 yılını Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası Gönüllüler Yılı (IVY 2026) ilan eden A/RE/78/127 sayılı kararı kabul eder. Gönüllülüğü teşvik etme konusundaki küresel misyonunun bir göstergesi olarak, Birleşmiş Milletler Gönüllüler (UNV) programı, IVY (Uluslararası Gönüllüler Yılı) 2026’nın uygulanmasına öncülük etmek ve koordinasyonunu sağlamak üzere davet edilir.
Söz konusu karar tasarısının 54 üye devlet tarafından ortaklaşa desteklenmiş olması, gönüllülerin sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında oynadığı hayati rolü teyit eder.
2026 yılı Uluslararası Gönüllüler Yılı‘nın yirmi beşinci yıldönümü ve Birleşmiş Milletler Gönüllüler (UNV) programının elli beşinci yıldönümüdür.

KONU İLE İLGİLİ KİMLER NE DEDİ?
Konu ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed, şunları söyler:
“2026’da kutlanacak Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası Gönüllüler Yılı’na doğru ilerlerken, 2030 Gündeminin dokusuna işlenmiş, yolculuğumuzun ikinci yarısında eylemi hızlandırmaya yardımcı olan değişim yaratıcıları olarak gönüllülerin hayati rolünü kabul edelim. Onların bağlılığı, sürdürülebilir kalkınmanın sadece bir hedef değil, birlikte yarattığımız ortak bir gerçeklik olduğu bir dünyayı şekillendiriyor.”
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Yöneticisi Achim Steiner konuya şöyle yaklaşır:
“2026’daki Sürdürülebilir Kalkınma için Gönüllüler Uluslararası Yılı, BM Üye Devletlerini gönüllülüğü küresel hedeflere ulaşmak için kalkınma yollarının ayrılmaz bir parçası haline getirmeye çağıran bir çağrıdır ve ancak kolektif eylem ve dayanışma yoluyla hepimizi etkileyen zorlukların üstesinden gelmek için gereken gücü toplayabileceğimizin bir kabulüdür”
Konu ile ilgili olarak UNV (Birleşmiş Milletler Gönüllüler Programı) İcra Koordinatörü Toily Kurbanov ise şunları ifade eder:
“Gönüllülük, tutkunun dayanışmayla buluştuğu yerdir. BM Genel Kurulu, üye devletleri ve diğer paydaşları gönüllüleri küresel bir değişim gücü olarak tanımaya çağırırken, bu tutkunun dünyanın her köşesinde dayanışmayla buluşmasını umuyoruz. BM Gönüllüler Derneği (UNV), Genel Kurul’un güvenine minnettardır ve 2026’yı Sürdürülebilir Kalkınma için Gönüllüler Uluslararası Yılı olarak kutlamaya hazırlanıyor.”

GÖNÜLLÜLÜK NEDİR?
Gönüllülük, bir bireyin maddi karşılık beklemeden ya da başka bir çıkar beklentisi içinde olmadan, ailesi ya da yakın çevresi dışındaki bireylerin yaşam kalitesini artırmak ya da genel olarak toplumun yararına olduğu düşünülen bir hedefe ulaşmak için, yalnızca içinden gelerek ve doğru olduğuna inanarak, bir toplumsal girişime ya da bir sivil toplum kuruluşu (STK) bünyesindeki etkinliklere destek olması biçiminde tanımlanabilir. Gönüllüler; bilgi, deneyim, enerji, hoşgörü, paylaşımcılık, iyi beşerî ilişkiler, profesyonel yaklaşım, sorumluluk üstlenme gibi niteliklere sahip olabileceği gibi, bu nitelikleri taşımadığı halde toplum için bir şey yapmak isteyen bireyler de olabilir. Bir gönüllünün taşıması gereken ilk ve vazgeçilmez nitelik samimi olarak “gönüllü” olmasıdır.
Gönüllüler, toplumsal dayanışmayı güçlendirirken çevresel, ekonomik ve sosyal alanlarda da somut katkılar sağlıyor. 2026 boyunca, dünyanın dört bir yanında gönüllülük bilincinin yaygınlaştırılması, gönüllü emeğinin görünür kılınması ve etki odaklı çalışmaların desteklenmesi amaçlanıyor. Gönüllülük, sadece bir iyilik değil, sürdürülebilir bir gelecek için güçlü bir adım.

ORTAK KÜRESEL ÇABA
IVY (Uluslararasi Gönüllüler Yılı) 2026, küresel çapta paylaşılan bir çabadır. Karar, üye devletleri, BM sistemi kuruluşlarını, uluslararası ve bölgesel organları ve sivil toplum, özel sektör ve akademi dahil olmak üzere ilgili paydaşları IVY 2026’ya aktif olarak katılmaya ve gönüllülerin sürdürülebilir kalkınmadaki dönüştürücü rolünü desteklemeye davet eder. Amaç, çeşitli paydaşları harekete geçirmek, geniş katılım sağlamak ve küresel, bölgesel ve ulusal düzeylerde uzun süreli etki yaratmaktır.
Karar şöyledir:
“Gönüllülük, Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi’nin uygulanmasında güçlü ve çok yönlü bir araçtır ve gönüllülerin insani acil durumlara müdahalede oynadığı önemli rol de dikkat çekicidir.”
Ayrıca kararda IVY 2026 paydaşları için temel hedefleri özetlenir:
“Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmada resmi ve gayri resmi gönüllülerin ve gönüllülüğün katkısını tanımak ve ölçmek
Gönüllülüğü ulusal kalkınma planlamasına entegre etmek.
Gönüllülük faaliyetlerindeki tüm eşitsizlikleri ve riskleri ortadan kaldıracak politikalar uygulamaya koymak.
Gönüllülüğün yeni biçimlerini geliştirmek ve teşvik etmek için bilgi ve enformasyon platformlarının kurulmasını desteklemek”

SON SÖZ
Gönüllü kuruluşları isimlendirme konusunda literatürde çok farklı kavramlar karşımıza çıkar. Bu terimlerden en yaygın olarak kullanılanları İbrahim Uslu’nun çalışmasına göre (1999) şunlardır:
“Kâr gütmeyen kuruluşlar” (non–profit organizations), “kâr gütmeyen sektör” (non–profit sector), “gönüllü kuruluşlar” (voluntary organizations), “kâr için olmayan kuruluşlar” (not–for–profit organizations), “sivil toplum kuruluşları” (civil society organizations), “hükümet–dışı kuruluşlar” (non– governmental organizations – NGO), “üçüncü sektör” (third sector), “bağımsız sektör” (independent sector), “hayırsever yardım kuruluşları” (charitable organizations), “vergiden muaf kuruluşlar” (tax–exempt organizations), “sosyal hareketler” (social movements) vb.”
Ülkemizde çok sayıda STK vardır. Burada söz konusu olan gönüllü STK’lardır. Gönüllülük esasına dayanmış STK’lar tüm STK’lardan daha ön plandadır. Ve daha değerlidir.
STK’nın gönüllülerden destek alması kurumun başarısının göstergesidir.
STK’nın gönüllülerle çalışması kurumun tanınırlığını artırır, hizmet ve çalışmalarının toplum tarafından görülmesini sağlar. Gönüllüler bir anlamda, STK’nın topluma nüfuz etmiş temsilcileri, STK ile toplum arasında birer iletişim aracıdırlar. Gönüllüler, STK’nın hizmetlerinin daha etkili olmasını sağlar. Örneğin, hizmet alan kişilerin, gönüllülerin özverili çalışmalarını görmesi STK’nın etkisini artırır. STK’ların kısıtlı bütçelerle ve güçlükle yürüttükleri projeler, gönüllülerin desteğiyle olanaklı hâle gelir. Gönüllülerin verdiği destek, STK’larda profesyonel olarak çalışan ekip açısından da teşvik edici bir unsurdur.
2025 yılı İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürülüğü verilerine göre Türkiye’de 101 bin 886 dernek bulunmaktadır. Bu noktada Bursa 4 bin 432 faal dernek ile Türkiye sıralamasında beşinci konumdadır.
Evet, gönüllülüğe ve gönüllü sivil toplum örgütlerine kendilerini adamış insanlara saygıyla.