2022 yılı Ocak ayıydı. BUSİAD Genel Kurulunda Buğra Küçükkayalar, BUSİAD Başkanı seçildi. Yıl sonuna doğru beni bir yemeğe davet. Bursa’nın kurumsal hafızasına katkı koymak noktasında Bursa otomotiv tarihini kayıt altına almak ve bir kitap yapmak istediğini bunu beraber yapıp, yapamayacağımızı sordu.
O tarihte başlayan ve dün akşam Podyum Davet’te tanıtımı yapılan “Bursa Otomotiv Tarihi” kitabımızın öyküsü böyle başladı ve sonuçlandı.
Kuşkusuz böyle bir çalışmayı programlamak zorluklar ve handikaplar içeriyordu. Bu nedenle çerçevesini doğru çizmek gerekiyordu.
2600 yıl önce Bursa sınırları yakınındaki Üçpınarlar’da bulunan Darius (Pers İmparatoru/ Komutanı) dönemi bir savaş arabası ve kullanıcısının mezarı ve arkeolojik kalıntılarından başladık. Bursa’nın at arabası ve fayton yapım merkezi olduğu dönemleri, at arabası ressamlığının Bursa’dan çıkış öykülerinden hareketle ana sanayini ve süreçte tedarik sanayini anlatarak devam ettik. Kuşkusuz bu noktada 1200’ü aşkın ihracatçı tedarik sanayi ve toplam 2000’i aşkın tedarik sanayinin tümü anlatmak olası değildi. Sonuçta bir kitap yapıyorduk, katalog değil.
Bu nedenle yukarıda söz ettiğim gibi bir takım kriterler oluşturduk ve bunu kitapta belirterek yol aldık. Ana sanayini Karsan, TOFAŞ, Oyak Renault, Güleryüz, Akia ve TOGG ile tamamladık. Tedarik sanayinin ana aktörlerinin kimini kurucularının anlatımıyla, kimini ikinci kuşağın anlatımıyla, kimini de profesyonellerinin anlatımıyla aktarmaya çalıştık.
Bu süreçte mutlaka eksikliklerimiz olmuştur. Kitapta yer almak istemeyenler oldu. Ulaşamadıklarımız oldu. Ama temel amacımız bugüne kadar bir kitaba dönüştürülmemiş bu otomotiv sanayinin öyküsünü ana sanayi, tedarik sanayi kuruluş öyküleriyle; bu sanayinin eğitime, sanata, kültüre ve spora katkılarıyla; sanayinin Ar Ge ve inovasyona katkılarıyla, kentimizde ve ülkemizde yarattığı katma değeri kayıt altına almaya çalıştık.
BUĞRA KÜÇÜKKAYALAR NE DEDİ?
Kitap tanıtımında BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar, özetle şunları söyledi:
“BUSİAD aslında bir düşünce kuruluşu ve yayınevi gibi çalışmaktadır. Kentin ekonomik gücü kadar entelektüel birikimi de çok kıymetli. Üretilen her fikrin, hazırlanan her raporun ve ortaya konulan her vizyonun sadece Bursa’ya değil, Türkiye’ye katkı sunmasını hedefliyoruz.
BUSİAD olarak sürdürülebilirlik, yeşil ve dijital dönüşüm konularını yakından takip ediyoruz. İhracat, kalite, çevre, teknoloji ve tasarım başlıklarında hem bugünü yakalamayı hem de geleceği doğru okumayı amaçlıyoruz.
BUSİAD, Bursa’nın çınarlarından biridir. Köklerimiz 48 yıldan da eskidir. Köklerimizden aldığımız gücü taze dallarımıza ulaştırmak için çalışıyoruz. ‘Bursa Otomotiv Tarihi’ kitabı da bunun bir yansımasıdır. Kitap bir yayın olmasının ötesinde, Bursa ve Türkiye’nin kalkınmasında önemli rol oynayan otomotiv sektörüne emek verenlere bir saygı duruşudur.
Bursa Otomotiv Tarihi kitabını çıkarırken bunu da tescilledik. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ISBN numarası alarak resmi bir yayıncı olduk. Aynı zamanda buradan bir müjdeyi de vermek isterim. ‘Bursa’nın Tekstili Fetihten Kurtuluşa 1326-1922’ kitabının ikincisi için çalışmalara başladık. Yıl bitmeden yeni kitabı kamuoyuna sunmayı hedefliyoruz.
Bursa Otomotiv Tarihi kitabı, otomotiv sektörüne emek veren on binlerce kişiye bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Eser Bursa sanayisinin 1960’lı yıllardan itibaren nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor.
Kitapta, Bursa’nın otomotiv sanayisinde neden önemli bir merkez haline geldiği tarihi örneklerle anlatılıyor. Kentin mühendislik ve uzmanlık gerektiren alanlarda güçlü bir altyapıya sahip olduğunun belgelerini aktarıyor.”
TEŞEKKÜR EDİYORUM
Ben bu çalışmamda bana zaman yatırıp, anılarını, arşivlerini paylaşan değerli kuruculara; değerli ikinci ve üçüncü kuşak temsilcilerine, değerli profesyonellere; çeşitli kurum temsilcileri ve yetkililerine; ayrıca BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar ve yönetimi (özellikle son dönemdeki katkılarından ötürü Lale Yıldız hanımefendiye) ile BUSİAD Genel Sekreteri Erol Alakoç, BUSİAD İletişim Danışmanı kardeşim Uğur Yılmaz ve kitabın tasarımını yapan eski çalışma arkadaşım Sevgili Birkan Arslan’a teşekkürlerimi iletiyorum.
Burada İstanbul’dan kalkıp, tanıtımımıza katılan TOFAŞ’ın kurucu müdürlerinden Yalçın İpbüken ve yine İstanbul’daki bir cenazesinden sonra alelacele gelen Oyak Renault eski Muhasebe Müdürü Alpay Şar büyüklerime ayrıca tanıtımımızda olan herkese teşekkürlerimi iletiyorum.
SON SÖZ
Eksikleri ve fazlalıklarıyla beraber bir çalışmayı ortaya koyduk. Temel amaç bunun bir temel çalışma olarak görülüp, sonra yapılacak çalışmalara katkı koymasıydı.
Bugün nerede ise beş yıldız bir restaurant niteliğine kavuşmuş TOFAŞ ve Oyak Renault yemekhanelerinde yemek yiyenlerin; ortadaki büyük benmarinde sefertası ısıtıldığı günleri(TOFAŞ); Renault’da yemekhaneye gitmek için çamurlanmama adına çizmelerin giyildiği günleri ve de kalorifer olmadığı için ofislerde ve üretimde montlarla çalışıldığı günleri unutmamalarını diliyorum.
Tüm kuruculara saygıyla … İyi vardınız ve varsınız…


