Geçenlerde bir telefon geldi. Arayan Prof. Dr. Zeyyat Sabuncuoğlu hocamdı. Selam bölümünü geçtikten sonra beni cuma günü BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi’nde davet etti ve orada ilgimi çekeceğini düşündüğü bir şeyler göstermek istediğini söyledi.
Bilindiği gibi BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi 1983 yılında kuruldu ve aynı yıl Biyoloji, Fizik, Kimya ve Matematik Bölümleri ile öğretime başladı. Matematik Bölümü 30.03.1983 Tarihinde Doç. Dr. Mümin Yamankaradeniz tarafından kuruldu.
Zeyyat Hocam ile buluştuk. Orada Matematik bölümünde Prof. Dr. Basri Çelik hocaya misafir olduk. Basri Hocam 1986 yılında araştırma görevlisi olarak girdiği Uludağ Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünde süreç içinde tüm akademik çalışmalarını tamamlayıp, 2014 yılından beri profesör olarak öğrenci yetiştiriyor. Bu arada 2013 yılından beri Matematik Tarihi derslerine de giriyor.
Matematik; sayıları, şekilleri, miktarları ve bunlar arasındaki ilişkileri mantık ve akıl yürütme yoluyla inceleyen soyut bir bilim dalıdır. Yunanca “öğrenme, bilgi ve çalışma” anlamına gelen máthēma kelimesinden türemiştir. Evrendeki düzeni modellemek ve problemleri çözmek için kullanılan evrensel bir dildir.
Kendisi ile aramın çok iyi olduğunu söyleyemem. Ama yaşamın, bilimin, problem çözmenin vazgeçilmezi.
Evet, Prof. Dr. Basri Çelik hocam klasik bir öğretim üyesi formatının dışında merakları olan bir kişilik. Kendisi 13 yıldır matematik tarihi ile ilgili kitap, doküman, belge, makine ve benzeri materyalleri topluyor. Bundan bir süre önce de bölümün içine bir Matematik Tarihi Müzesi kurmuş. Bu müze tamamen onun şahsi gayretleri, şahsi kaynaklarını kullanarak hayata geçirilmiş. Müze 45 dakika ile 3 saatlik bir zaman dilimi içinde gezilebiliyor.
Sağ olsun kendisi zaman ayırdı ve bize müzeyi gezdirdi. Büyük sayılabilecek bir odaya, işi müzecilik olmayan bir meraklı bilim insanı tarafından kendi mantığı içinde oluşturulmuş bir müze. Orada bazı konuların tarihsel gelişim süreçlerine tanık oluyorsunuz. Bu arada duvarlarda İslam dünyasından matematiğe katkı koymuş bilim insanlarının fotoğrafları var.
Ben çok etkilendim.
SON SÖZ
Yaşam ilginçtir. Kimi sevdiği işi yapar. Bunu iyi veya kötü yapar. Kimi sevdiği işi yaparken profesyonel uğraşının dışında o işe ve o kuruma gönüllü katma değer yaratır. Kimisi işini sevmeden yapar. Bunu da sevmese de iyi veya kötü yapanları vardır.
Prof. Dr. Basri Çelik hocamız işini seven ve kendi olanakları ile alanına bir biçimde katkı koyup, katma değer yaratmaya çalışan bilim insanlarımızdan.
Ben bunu çok değerli buluyorum. Çünkü insanoğlu yaşamının çeşitli aşamalarında bazı konuları görsel, bazı konuları işitsel, bazı konuları test ederek içselleştiriyor. Kendi yaşantıma baktığımda da müzelerin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anımsıyorum.
Bu noktada Prof. Dr. Basri Çelik hocamı kutluyorum. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz hocama da burayı gezmesini ve bünyesinde bulunan diğer benzer yapılarla birlikte buranın da üniversitenin tanıtımında kullanılması önerisinde bulunuyorum.


