ÇEK 3 Mart Eğitim Kurumları, Bursa Rotary Kulübü ve Bursa Demirtaş Rotary Kulübü iş birliğiyle özel bir etkinliğe imza attı.
Farklı temalarla geleneksel hale getirdikleri “Müzik Gecemiz” isimli etkinliğin bu yıl 11. sini “Doğa İçin Şarkılarımız Umut, Sesimiz Nefes Olsun” teması ile pazartesi akşamı Merinos Atatürk Kongre Merkezi Orhangazi Salonu’nda seyirci ile buluştu.
Hızla yok olan ormanlarımız, su kaynaklarımız, tarım alanları ve doğal yaşam alanlarımız için farkındalık yaratmak adına gerçekleştirdikleri gece iki ana etkinlikten oluştu.
Gecede 130 öğrenci doğa ile ilgili şarkılar söyledi ve 12 öğrenci de doğa ile ilgili tiyatral gösteri yaptı. Bu özel gecede, koro şefliğini Ortaokul Müzik öğretmeni Bahadır Sevik, Tiyatral gösterilerin metinlerini ise Ortaokul Proje Koordinatörü İbrahim Zeki Karabulut yazdı.

ÇEK’in geleneksel müzik gecesine Rotary İlkokulu, Dilek Özer Ortaokulu, Yolçatı İlkokulu ve Ortaokulu öğrenci ile öğretmenlerinin katılması geceyi daha da anlamlı kıldı.
Ayrıca salonun fuaye alanında kuraklık, su kirliliği, geri dönüşüm malzemeleri (plastik, cam, kağıt, metal), atık ayrıştırma süreçleri ve doğa ile uyum içinde yaşama temalarını işleyen Görsel Sanatlar öğretmenleri rehberliğinde öğrencilerin hazırladığı bir sergi de yer aldı.

ÇEK BAŞKANI NİHAN ALPAY NE DEDİ?
ÇEK (Çağdaş Eğitim Kooperatifi) Yönetim Kooperatifi Başkanı Nihan Alpay etkinlikte yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Türkiye’miz, zengin biyolojik çeşitliliği, dört mevsimi yaşayan iklimi, coğrafi özellikleri ve doğal güzellikleri açısından son derece değerli bir ülke konumundadır. Ancak son yıllarda kalkınma odaklı projelerde uygulanan yanlış politikalar, çevresel dengeleri ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Ormanlar, su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam alanları; enerji, turizm ve madencilik gibi sektörlerin yoğun baskısı altındadır. Türkiye’de doğa tahribatının en önemli nedenlerinden biri, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin ya tamamen göz ardı edilmesi ya da göstermelik hale getirilmesidir.

Özellikle enerji ve madencilik yatırımları adına ormanlık alanlarda yapılan HES’ler, açılan taş ocakları ve maden sahaları, ekosistemleri tahrip etmektedir. Tarım alanlarının ranta açılması, plansız kentleşme ve sanayi faaliyetleri, iklim krizine karşı ülkenin kırılganlığını hızla artırmaktadır. Bu gelişmeler, sadece doğayı değil, aynı zamanda bölge halkının yaşam hakkını ve geleneksel üretim biçimlerini de tehdit etmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye’de doğa tahribatı, sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir kriz olarak da karşımıza çıkıyor. Bu açıdan; sürdürülebilir politikaların geliştirilmesi, doğa ile uyumlu kalkınma modellerinin benimsenmesi ve toplumsal duyarlılığın artırılması son derece önemli.
Çağdaş Eğitim Kooperatifi olarak çevre hareketlerinin her zaman yanında olmaya ve eğitim kurumlarımızda gerçekleştirdiğimiz proje ve etkinliklerle çocuklarımıza doğa bilinci kazandırıp, onları çevreye duyarlı bireyler olarak yetiştirmeye devam edeceğiz.
Onun için bu gece ‘Doğa için şarkılarımız umut, sesimiz nefes olsun’ dedik ve müziğin birleştirici gücü sayesinde doğanın sesine ses, çağrısına yankı olmaya çalıştık.
Bu anlamlı gecenin gerçekleşmesinde iş birliği yaptığımız, Bursa Rotary Kulübü ile Bursa Demirtaş Rotary Kulübüne şahsım, ÇEK Yönetim ve Denetim Kurulu adına teşekkür ediyorum.
Gecemize katılımları ile bize güç veren Dilek Özer Ortaokulu, Rotary İlkokulu, Yolçatı İlkokulu ve Ortaokulu yöneticileriyle öğrencilerine de çok teşekkür ediyorum.
Ve gecenin mimarları olan, sesleriyle, oyunlarıyla geceyi anlamlandıran birbirinden güzel 130 öğrencimize, Koro Şefimiz, Müzik Öğretmenimiz Bahadır Sevik’e, etkinliğin Metin Yazarı, Drama Öğretmenimiz İbrahim Zeki Karabulut’a, değerli orkestramıza, programımıza katılarak bizlere güç veren siz değerli konuklarımıza, velilerimize ve emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Çocuklarımıza daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak adına hep birlikte, el ele, kol kola mücadele etmek zorunda olduğumuzun bilinciyle; güzel günlerde, nice güzel şarkılarda bir arada olabilmeyi diliyorum.”

ÇEVRE, TEMİZ SU VE KÜRESEL ISINMA
İnsan uygarlığını tehdit eden en büyük tehlike küresel ısınma. Bilindiği gibi dünyaya çarpan güneş ışınlarının geri dönüşünde bir kısmını tutarak özünde dünyanın canlı yaşamına olanak sağlayan sera gazlarının oranı artınca, yaşamı tehdit eden boyutlara varıldı.
Sanayi Devrimi sonrasında (1770-1850) önce Avrupa’da, yaklaşık yüzyıl sonra da dünyanın diğer bölgelerinde üretimin temel kaynağı fosil yakıtlardı. Bu fosil yakıtlara (kömür, petrol, doğalgaz vs.) talep hızla artınca, bu da beraberinde bugünkü tehdidi doğurdu..
Sanayi Devrimi ve buhar gücünün icat edilmesinden (1781) önce insanlık hemen bütün tüm gereksinimlerini doğal olanakları kullanmak suretiyle gerçekleştiriyordu. Sanayi Devrimi sonrası ana kaynaklar fosil yakıtlar oldu. Sanayi Devrimi sonrası fosil yakıtların aşırı kullanımı ve ormanların yok edilmesi gibi etmenler yaklaşık bir düzine farklı elementten oluşan sera gazlarının artış dengesini bozdu.
Sanayi devrimi sonrası süreçte başlayan ve diğer sanayi devrimleri ile süratlenen karbon gazının salınımının artışı, ozon tabakamızın delinmesine ve deliğin her geçen gün büyümesine neden olan Kloroflorokarbon (CFC), Hidrokloroflorokarbon (HCFC), Hidrobromoflorokarbon (HBFC), Halonlar, Karbontetraklorid, Metil kloroform, Metilbromürasidi gibi gazlar (deodorant ve benzeri ürün kullanımından kaynaklanan) küresel ısınmayı tetiklerken, finalinde iklim değişikliğine yol açıyor.
Bize özünde yaşadığımız sürece emanet edilmiş olan dünyamızı adeta mirasyedi gibi bıraktığımız karbon ayak izleri ile tüketmeye devam ediyoruz.
Kyoto protokolü ile başlayan süreçten itibaren dünyada bu konuya dikkat çekilmeye çalışılıyor. Dünyada en büyük fosil atıklar kaynaklı karbon salınımı yapan ülkeler daha yeni yeni sürece dahil oluyor. Ne yazık.
SON SÖZ
Evvet, insan uygarlığını tehdit eden ve insan kaynaklı olan böyle bir tehdite/riske dikkat çekmek/farkındalık yaratmak amacıyla bu güzel geceye emekleri geçen Koro Şefi, Müzik Öğretmeni Bahadır Sevik, etkinliğin Metin Yazarı, Drama Öğretmeni İbrahim Zeki Karabulut’a, korodaki 130 geleceğimiz genci ve tiyatral etkinlikte 12 gencimiz ile fuayedeki sergide katkıları olanları kutluyorum.
Kentimizin önemli bir değeri olan ve ülkemizin ilk eğitim kooperatifi olan ÇEK’i hayal edip, kuran 23 kurucuya, bugüne kadar ÇEK yönetimlerinde görev yapanlara, ÇEK eğitim kurumlarının her kademesinde görev alanlara ve ÇEK öğrenci ile velilerine teşekkür ediyorum.
İyi vardılar ve varlar.