Çetin Öztunalı, Çetin Elektrik’in kurucusu. Bursa sanayi ve iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim. O baba mesleği olan elektrikçiliği meslek olarak seçti. Demirtaş Endüstri Meslek Lisesi’nde okurken, babası ile beraber çalışmaya başladı. İlk ustası babasıydı. 1979 yılında babası Ahmet Öztunalı ile Çetin Elektrik firmasını kurdu.
Birçok büyük sanayi kuruluşunun elektrik alanında tedarikçisi oldu. Otomotivden tekstile, oradan gıdaya kadar birçok fabrikada imzası var. Ticari işlerinin ve alanıyla ilgili üretimlerin dışında sürdürülebilirlik, çevre çalışmaları ve özellikle doğal afetler sonrası destekler öncelikli olmak üzere sosyal sorumluluk projelerine imza attı. Fabrikasında meslek lisesi öğrencileri için özel uygulamalar ve eğitimler gerçekleştirdi.
Bu arada çeşitli ödüller aldı. İlk meslek ödülünü, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda askerliğini yaptığı dönemdeki çalışmalarıyla aldı. Sonrasında Tofaş “Yan Sanayi Performans”, “Yan Sanayi Kalite”, BUSİAD “Meslekte Başarı”, Bursa Rotary Kulübü “Çevreye Katkı 1.’lik” ödülü gibi pek çok kurumdan takdir ve ödüller aldı. Bir dönemler Vergi Rekortmenleri listesinde yer aldı.
2019 yılında Çetin Öztunalı’nın hayatını anlatan “Çetin” kitabını yazmıştım.
Şimdi ise Çetin Öztunalı profesyonel uğraşının yanında 20 yıldır uğraştığı bir alanda Bursa’ya bir katma değer yaratmaya uğraşıyor.
VİDİN ART’IN ÖYKÜSÜ
Yaklaşık 20 yıl önce Çetin bir tatil gezisinde Bodrum kalesi içinde ipek üzerine tuğra işleyen sanatçılarla karşılaşır. Ve 6 tuğralı ipek işlemeyi satın alır. Bu onun antika ve dönem eserleri yolculuğunun başlangıcı olur. Önce evinde sergiler. Eşi ve dostuna onları anlatır. Sonraki süreçte ulusal ve özellikle uluslararası boyutta alımlar yapıp, müzayedelere katılmaya başlar.
Ve finalinde bugün ise annesi rahmetli Suzan teyzenin Bulgaristan’da doğduğu kent olan Vidin’in adını taşıyan Vidin Art şirketi bünyesinde 5 bini aşkın antika ve dönem eserleri koleksiyonu oluşur. Eserler şu anda Bursa Organize Sanayi Bölgesi içindeki fabrikasının depo alanında 4 bin metrekareye dağılmış durumda. Hafta içi saat 09.00-18.00 arası ücretsiz ziyaret edilebiliyor.
Koleksiyonda sayısız eser var. 1700’lü yıllardan başlayıp bugüne gelene kadar uzanan eserlerden bahsediyoruz.
Bunlar arasında İtalyan Murano cam sanatı eserleri; Köstekli saat koleksiyonu; Her boyuttaki kahve değirmeni koleksiyonu; Alman Tankard bira bardakları koleksiyonu, Antik ve dönem mobilyaları; Solingen yemek takımları; Uzak Doğu’dan her boyutta porselen vazolar; Atatürk ve doğa ile ilgili yağlıboya tablo koleksiyonu; Bronz şömine saatleri koleksiyonu gibi birçok koleksiyon var.
Çetin Öztunalı, Bursa özelinde Antik Cafe adını taşıyan yerli ve yabancı turistlerin geleceği 1050 Konutlar, NOSAB çıkışı ve Balat’ta 3 ayrı showroom açmayı planladıklarını, eserleri orada satacaklarını dile getiriyor. Ayrıca İstanbul için İstanbul Balat’ta bir showroom da projeleri arasında.
Ayrıca, mevcut alanlarında bir galeri açmayı ve bu galeride güzel sanatlar ile ilgili sergiler açmayı planlıyorlar.
ÖZTUNALI NE DİYOR?
Bu tutkusunu bu hale getirmesinin amacının genç kuşaklara geçmişi ve geçmiş teknolojiyi anımsatmak olduğuna dikkati çekerek şunları söylüyor:
“Öncelikle Bursa’daki ve Türkiye’deki bütün müzeleri gezsinler. Geçmişten bugüne neler
olmuş, neler gelişmiş baksınlar; ellerindeki değerin kıymetini bilsinler. Geçmişten gelen teknolojiyle bugünkü teknoloji arasındaki fark çok hızlı büyüyor; o yüzden geçmişe önem versinler, geçmişi öğrensinler. Yurt dışına giderlerse oradaki müzeleri de gezsinler. Zaten beni tetikleyen de yurt dışında gezdiğim müzeler oldu. Oradan sonra merak sardım. Özetle; hem benim müzemi gezsinler, hem Bursa’daki ve Türkiye’deki müzeleri gezsinler. Türkiye’de çok güzel şeyler var.”
SON SÖZ
Sanayi ve iş dünyasının sanat ve kültür etkinliklerine ilgi duyması, onları sahiplenmesi, organize etmesi, sponsor olması çok değerli.
Çetin Öztunalı’yı kutluyorum.
Başarılar diliyor, hayallerinin gerçek olmasını diliyorum.


