TOFAŞ Spor Kulübü’nün 35 yıllık tarihini kitaplaştırdığım çalışma için 25 Ağustos 2008’de Ayvalık Cunda adasında Ersin Taş’ın evindeyiz. Oradan arabayla Rahmi Koç Müzesi kapsamındaki Muhtar Kent’in babası emekli Büyükelçi merhum Necdet Kent’e ait kitap koleksiyonunu bağışladığı mekanın cafesine geçiyoruz.
1982-2000 yılları arasında TOFAŞ Spor Kulübü’nün başkanlığını yapan ve aynı tarihler arasında TOFAŞ Personel ve sonrasında İnsan Kaynakları Müdürü Ersin Taş ile Ayvalık’ta yaptığım söyleşide, TOFAŞ ve TOFAŞ Spor Kulübü ile ilgili şunları söylüyordu:
“Sevgili dostum Murat, önce söze seni kutlamakla başlamalıyım. Çok güzel, çok gereklibir işe giriştin. Bir söyleşi yapma isteğin beni çok heyecanlandırdı. Söze nasıl ve nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bazı konuları atlamaktan, sırası ile anlatamamaktan korkuyorum.
Kolay değil, 30 yıllık bir şeyi, hem de emekliliğimden 9 yıl sonra anlatmamı istiyorsun benden.
Bu nedenle anlatacaklarımda karışıklıklar olursa, bazı olayları ve özellikle isimleri atlarsam baştan affını diliyorum. Hem senin hem de atladıklarımın.
Yıl 1968, üniversite sonrası yedek subaylığı bitiriyorum. 1,5 yıl büyük hayat tecrübesi, sonrasında 22 aylık bir İtalyan şirketinde hoşnutsuz şartlarda çalışıyorum. Bu 22 ay içinde aklım hep TOFAŞ’ta. TOFAŞ Fabrikası’nın kurulmakta olduğunu duymuşum ya; İtalyanca bilen bir genç olarak kapağı oraya atmaya çalışıyorum. Tüm ümidimi kaybedeceğim sırada liseden arkadaşım Birgül Akçığ, Fabrika’nın İtalyan Müdürü’nün sekreteri oluyor. Henüz işe başlamış, Yalçın İpbüken’e beni tavsiye ediyor. Yalçın Bey’le mülakat ve mutabakat. Havalara uçuyorum.
2 Temmuz 1970’de işbaşı yapıyorum. Görevim personel müdürlüğünde İtalyan personelin özlük işleri. Bursa’ya yerleşiyorum. Yoğun bir tempo. Zaten toplam, kadro müdürümüz Yalçın Bey dahil, 10 kişiyi geçmiyor. Fabrikada montaj işleri son sürat devam ediyor. Diğer taraftan işe alımlar yapılıyor. Her yerde, her meslekten işçiler, memurlar, mühendisler. İtalyanca bilenlerin yüzde 99’u Bursa dışından geliyor. Fabrikada herkes bir ilki yaşıyor. Otomotiv sanayi bir ilk, ilk işin Bursa’ya gelişi bir ilk. Herkeste değişik duygular var. 2 Şubat 1971’deki açılışa üretim verecek hatları tezgahları yetiştirmek gayreti ve telaşı herkesi sarmış. Müthiş bir çalışma ve her kademede bir dayanışma. Bu dayanışma dostlukları beraberinde getiriyor. Ortak bir sosyal hayat doğuyor. Ailece görüşmeler, piknikler, spor faaliyetleri, geziler…”
Evet, söyleşimiz uzun sürdü ve kitapta onun anlattıkları yer aldı.
1975 yılında Ersin Taş’ı gazeteciliğe ilk başladığım dönemde tanıdım. 1985 yılından sonra da 2000 yılına kadar TOFAŞ Spor Kulübü’nde kondisyoner olduğum ve ardından da yöneticilik yaptığım dönemde başkanımızdı. Özellikle yöneticilik dönemimde yakın çalışma fırsatımız oldu. Ondan çok şey öğrendim. Emekliliğinden sonra da hukukumuz devam etti. Yazları Cunda’ya yanına uğrardık. Evinde ve dışarda bizi eşi Servet ablayla birlikte ağırlardı.
Onunla çalıştığım dönemde büyük acıları ve büyük sevinçleri birlikte yaşadık. Haksız yere küme düşürülüşümüz. Kucağımıza gelen Koraç Kupası’nda ikinci oluşumuz, 2000’de ligden çekiliş hep üzüntülerimizdi.
II. Ligden I. Lige çıkarken basketboldaki ilk şampiyonluğumuz, ilk Türkiye Kupamızı, 2 yıl üst üste I. Lig Şampiyonluğu ve Türkiye Kupası, 1998-1999 Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğunu unutmamız mümkün değildi.
2000 Olimpiyat adaylığı sürecinde altın sponsorluk, TOFAŞ-TEGV işbirliği, TOFAŞ/FIATBALL organizasyonları ve daha birçok sosyal sorumluluk projelerini hep onun döneminde hayata geçirdik.
Ve daha çok sayfalara sığacak anılar.
SON SÖZ
Evet, Ersin Taş’ın 2 Ekim 1940’da Ayvalık’ta başlayan yaşamı 12 Mayıs 2026’da yine Ayvalık’ta sona erdi.
Başta Servet Ablama, Mine ve Çiğdem kardeşlerime; TOFAŞ Spor Kulübü’ne ve basketbol camiasına başsağlığı diliyorum.
Sevgili Nedim Karakaş ağabey, sevgili Efe Aydan, sevgili Coşkun Teziç, Sevgili Tolga Öngören başımız sağolsun.
Ersin Taş’ın cenazesi yarın (13.Mayıs.2026) Ayvalık Saatli Camii’nden ikindi vakti kaldırılacak.
Başkanım ışıklar seninle olsun.


