Fatma Belkıs dendiğinde aklıma ilk olarak ülkemizin ilk eczacısı geliyor. 1906 yılında İzmit‘te doğan Belgrad ve Vidin’den göç etmiş bir ailenin çocuğudur.
İstanbul’da Erenköy Kız Lisesi‘ni 1928 yılında bitirdikten sonra Eczacı Mektebi‘ne kaydolur. Bu okuldaki üç yıllık eğitimin ardından ve Fatih‘teki Sırrı Enver Eczanesi’nde staj yapar.1930 yılında Ayşe Semiye ve Fatma Bedriye Hanımlar ile birlikte Eczacı Mektebi‘nden mezun olan ilk üç kadından birisidir.
Mezuniyetinden sonra Adapazarı‘ndaki ailesinin yanına giderek Ömer Bey‘in halk eczanesine ortak olur. 1931 yılında Adapazarı’nda Belkıs Eczanesi‘ni açar. Böylece Türkiye‘nin ilk kadın eczacısı olur. Sonradan evlenip, Derman soyadını alır.
***
5 Eylül – 5 Aralık 2026 tarihleri arasında kentimizin ilk ve tek çağdaş sanatlar galerisi olan Sevgili Bora Gürarda’nın kurduğu İMALAT-HANE’de ülkemizin ilk eczacısı ile aynı adı taşıyan sanatçı Fatma Belkıs’ın kişisel sergisi “Serseri Dalga” 14.30’da açılıyor.
Bilindiği gibi İMALAT-HANE Bursa’da güncel sanat eserlerinin üretimine, sergilenmesine ve tartışılmasına imkan sağlamak amacıyla hayata geçirilen BOSB Mahallesi Kırmızı Cadde’deki sanat mekanı Fikri Nuri Kuzucan’ın küratörlüğünde “Açık Mekan 3” adlı sergisi ile 2022 Ocak ayında açılmıştı. Şimdi se Fatma Belkıs’a ev sahipliği yapacak.
Aslı Seven küratörlüğündeki sergide, video, suluboya, heykel ve edisyonlara ek olarak Fatma Belkıs’ın yazıp yönettiği yeni performans ve yerleştirme “Ambulans”, ilk kez izleyiciyle buluşacak.
Ambulans adlı performansın prömiyeri, “Serseri Dalga” sergisinin hemen öncesinde Fatma Belkıs, Handan Demir, Can Küçük, Esme Madra, Basma Seiba’nın katılımıyla 5 Eylül saat 13.00’da İMALAT-HANE’de gerçekleşecek. Ardından da sergiye geçilecek.
ROGUE WAVE VE SİYAM İKİZLERİ
Rogue wave (Türkçede haydut dalga veya aşırı büyük dalga), açık denizlerde aniden ortaya çıkan, etrafındaki diğer dalgaların boyunun en az iki katına (bazen üç katına) ulaşabilen dev ve tehlikeli bir dalgadır.
Yüzyıllar boyunca okyanuslarda aniden ortaya çıkan ve dev kargo gemilerini bile yutan 30 metrelik “su duvarları” olarak anlatılan, ancak bilim dünyası tarafından yakın zamana kadar sadece bir denizci efsanesi olarak kabul edilen doğa olayıdır.
Dünyadaki ilk “rogue wave” (haydut dalga), bilimsel bir ölçüm cihazı tarafından 1 Ocak 1995 tarihinde, saat 15:24’te Kuzey Denizi‘ndeki Draupner E petrol platformunda tespit edilip kayıt altına alındı. “Draupner Dalgası” olarak tarihe geçen bu olay hakkında öne çıkan detaylar şunlardır:
Çevresindeki dalgaların ortalama yüksekliği 12 metre civarındayken, bu dalga tam 25,6 metre (84 fit) yüksekliğe ulaştı.
Platformun altına yerleştirilmiş olan lazer tabanlı bir dalga sensörü tarafından tamamen şans eseri kaydedildi.
Siyam ikizleri, anne karnında gelişen tek yumurta ikizlerinin embriyonik dönemde tam olarak ayrılamaması sonucunda fiziksel olarak birbirine bağlı doğan bebeklerdir. Bu durum tıpta “yapışık ikizler” veya konjonktal ikizler olarak adlandırılır.
Siyam bağlantısı ise itfaiyecilikte adını Siyam ikizlerinden alan iki veya daha fazla boru hattını birleştirmek ve su akışını tek bir yöne yönlendirmek için kullanılan Y şeklindeki çatal bağlantı aparatıdır.
AMBULANS PRÖMİYERİ VE SERSERİ DALGA SERGİSİ
Adını okyanuslarda nadiren görülen, öngörülemez ve çoğu zaman ölümcül olabilen serseri dalgalardan alan sergi, dostluğu, mizahı ve dayanışmayı duygusal kriz anlarında yön bulma yolları olarak öne sürüyor.
Sergi boyunca ateş ve su, dil, imge ve eylem arasında dolaşan tekrar eden unsurlar olarak beliriyor. Duygusal çalkantı ise serseri dalgalar, ev içlerini istila eden fırtınalar ve tanıdık olanı tekinsizleştiren yağmur aracılığıyla biçim kazanıyor.
Bu doğal güçlere, tek bir su kaynağını çoğaltmaya yarayan ve Kuzey Amerika’da Siyam bağlantısı olarak bilinen itfaiye bağlantı ağzı ile ambulans figürü eşlik ediyor.
Bu iki unsur hem işlevsel hem kavramsal araçlar olarak, acil durumu bireysel bir kriz olmaktan çıkarıp, dayanışmanın birbirini taşıma, dinleme ve birlikte kalma pratikleriyle kurulduğu ortak bir durum olarak düşünmeye davet ediyor. Bu iki figürün açtığı alanda bölünme, aynalama ve yer değiştirme; bakımın, hayatta kalmanın ve ortak öznelliğin bedenler arasında çoğalmasına olanak tanıyan hareket biçimlerine dönüşüyor.
Anlatıların birbirine katlandığı ve birbirini yankıladığı sergide yer alan video, suluboya, heykel ve edisyonlar seçkisini örgütleyen Ambulans, hem bir metin, hem dört oyuncu için yazılmış bir performans, hem de sergi mekânında birbirine eklemlenerek yayılan “istasyonlardan” – eylem ve zaman birimlerinden – oluşan bir yerleştirme.
Kayıp ve yasın açtığı duygusal acil durumlar arasında dolaşan gezici bir kavramsal araç olarak da düşünülebilir. Bu yönüyle Ambulans, başarısızlık, yanlış anlama ve bakım üzerinden kurulan dayanışma ve kolektif anlam üretme arzusundan güç alıyor; beyhudelik ve geri döndürülemez kayıplar karşısında bile insanlar arasındaki bağın mümkün olabileceğinde ısrar ediyor.
FATMA BELKIS KİMDİR?
Fatma Belkıs 1985’te Antalya’da doğdu. Yaşamını ve üretimini göçebe bir biçimde sürdürüyor. Dönüşüm süreçlerinden geçen ve bunu yalnız yapmamayı tercih eden bireylerin anlatılarıyla ilgileniyor. Yerleştirme, metin, video ve basılı mecralarda üretiyor. Dostluk ve yoldaşlık kavramları üzerine kurulan yapıları sorunsallaştırırken, bu yapılardaki kontratlara ve ihlallerine odaklanıyor. Kayıp, yas, müzakere, çatışma, sindirme, hayal kırıklığı ve başarısızlık gibi olgular arasında bir ağ örmeyi amaçlıyor.
Fatma Belkıs’ın son kişisel sergisi Your Worst Friend, 2024 yılında La Tôlerie’de (Clermont-Ferrand) gerçekleşti. İşleri To Carry – 16. Sharjah Bienali (Sharjah, 2025), Tamawuj – 13. Sharjah Bienali (Sharjah, 2017) ve TUZLU SU – 14. İstanbul Bienali’nin (İstanbul, 2015) yanı sıra Belkıs Hanım & Onur Efendi, SALT (İstanbul, 2021); At the Blink of a Bird, nGbK (Berlin, 2019) ve DEPO (İstanbul, 2017); Sweet Confiscation (performatif müdahale), Tensta Konsthall (Stockholm, 2018); ve Close Quarters, İstanbul Modern’de (İstanbul, 2013) düzenlenen kurumsal karma sergilerde yer aldı.
Yönetmenliğini üstlendiği filmler Türkiye, İtalya, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uluslararası film festivallerinde gösterildi. Halen, Türkiye’nin güney kıyısında kurucusu olduğu, sanatsal araştırma ve yayıncılığa odaklanan Hür Adalar (Sovereign Isles) misafir sanatçı programını yürütmektedir.
ASLI SEVEN KİMDİR?
Aslı Seven, İstanbul ve Paris arasında yaşayan bağımsız bir araştırmacı, küratör ve yazardır. Kurgu ve gerçeklik arasındaki üretken ilişkiyi, altyapı, peyzaj ve alternatif pedagojilere odaklanarak araştırır; saha araştırması, eleştirel kurmaca ve kolektif üretim yöntemlerini benimser. 2026-2027 arasında İMALAT-HANE’nin sergi programlarının küratörlüğünü üstlenmektedir.
2024-25 yıllarında Tayvan’ın Taichung kentinde düzenlenen How To Hold Your Breath – 9. Asian Art Biennial eş küratörlüğünü üstlendi. Son dönem sergileri arasında, İki Güneş Altında (OMM, Eskişehir, Türkiye 2023-2024); Fabulous Machine, Radiant Beat (Saint Joseph, İstanbul, 2021); Emre Hüner – [ELEKTROİZOLASYON]: Bilinmeyen Parametre Dış-Kayıt (Arter, İstanbul, 2021-2022) Live Among and Turn Together (Galerie La Box, Bourges, Fransa, 2021) yer alır. 2021-2024 yılları arasında MoCo ESBA Montpellier, Fransa ve Sotheby’s Institute of Art, Londra’da misafir öğretim görevlisi olarak çalışmış ve atölyeler yürütmüştür. AICA Türkiye (Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği) ve C-E-A (Fransız Küratörler Derneği) üyesidir.
SON SÖZ
Kentimizi çağdaş sanatlarla buluşturmaya çalışan Sevgili Bora Gürarda’ya teşekkür ediyorum. Bu arada başından beri onun yanında olan Gürarda Ailesi ve Konfida’ya da teşekkürler.
Sanata ve çağdaş sanatlara gönül verenlerin haberi olsun. Sergi 5 Eylül’de İMALAT-HANE’de.


