“Dünya genelinde kara bulutlara rağmen gençler umutlarını yitirmemeli. Umut denen ışığa, güneşe doğru yürümelisiniz. Bir şeyi değiştiremiyorsanız arkanıza bakmayı bırakın…”
2016 yılında Kal Der Bursa Şubesi’nin düzenlediği “Sürdürülebilir Mükemmellik” temalı 14. Kalite ve Başarı Sempozyumu’nda 16 Nisan 2016 cumartesi günü Usta Sanatçılar Haldun Dormen ve Göksel Kortay vardı. Yukarıdaki sözler Haldun Dormen’in o oturumda gençlere öğütleriydi.
Canlı olarak son kez orada izlemiştim, Haldun Dormen’i.
Cemal Süreya, 99 Yüz kitabında onun için şöyle der:
“Müzikal deyince, bulvar komedisi deyince, hatta çoğu zaman tiyatro deyince akla hemen Haldun Dormen gelir.”
Enfeksiyon nedeniyle bir süredir hastanede tedavi gören 98 yaşındaki usta sanatçı Haldun Dormen aramızdan ayrıldı. Oğlu Ömer Dormen, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Sevgili babam Haldun Dormen’i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim” dedi.
Kendisi son paylaşımını sosyal medya hesabından 7 Ocak’ta yapmıştı:
“Kontrol amaçlı olarak bulunduğum hastanede, tedavim olumlu yönde seyretmektedir. Süreç, kıymetli doktorlarımın yakın takibi ve özeniyle devam etmektedir
İlginiz ve güzel dilekleriniz için hepinize candan, gönülden teşekkür ederim. Lütfen yeni yıl dileklerinizin başına sağlığı koyunuz. Hepinizi kucaklıyorum.”

HALDUN DORMEN KİMDİR?
Haldun Dormen 05.04.1928 yılında Mersin’de doğdu. Babası, Kıbrıslı aydın bir iş adamı olan Sait Ömer Bey, annesi İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım‘dı. Bir yaşına basmadan, ailesi İstanbul, Şişli‘ye yerleşti. Sahne ile ilk tanışıklığı Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken Demirbank oyununda yirmi beş kuruş rolüyle oldu.
Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı. Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı.Yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. İki yıl süreyle Amerika Birleşik Devletleri‘nde çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Hollywood’da Pasadena Playhouse’da 4 oyunda oynadı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne‘ye girdi ve Cinayet Var adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez Türk seyirci karşısına çıktı.
1957’de Papaz Kaçtı komedisi ile Dormen Tiyatrosu‘nu kurdu. Erol Günaydın, Altan Erbulak, Metin Serezli, Nisa Serezli, Erol Keskin, İzzet Günay, Yılmaz Köksal, Ayfer Feray gibi onlarca sanatçı yetiştirdi.
1961’de Türkiye‘deki ilk Batılı anlamdaki müzikal olan Sokak Kızı İrma‘yı sahneledi.
Oynadığı oyunlar arasında başlıcaları Bit Yeniği, Şahane Züğürtler, Erol Günaydın ve Cemal Reşit Rey‘in yazdığı Yaygara 70‘ti. Bozuk Düzen ve Güzel Bir Gün İçin adlı iki film yönetti. Bu filmlerde Dormen kadrosunun yanı sıra Belgin Doruk, Ekrem Bora, Nurhan Nur, Müşfik Kenter, Nedret Güvenç gibi isimlerde yer aldı. Bu iki film 1966 ve 1967 yıllarında Altın Portakal Film Festivali‘nde yedi tane ödül kazandı.

Aralarında Unutulanlar, Anılarla Söyleşi, Kamera Arkası, Dadı, Pop Star gibi programların olduğu onlarca programla televizyonda devamlı yer aldı. Aynı yıllarda Milliyet gazetesinde Çeşitlemeler adlı köşesiyle gazeteciliğe başladı. Milliyet gazetesindeki yazılarını sekiz yıl sürdürdü.
1981’de Hisseli Harikalar Kumpanyası, Şen Sazın Bülbülleri gibi müzikalleri yazıp yönetti. 1984 de Egemen Bostancı‘nın ısrarıyla 17 yıl sürecek olan ikinci Dormen Tiyatrosunu yeniden kurdu. Aynı yıllarda Gencay Gürün‘ün yapımcılığında İstanbul Şehir Tiyatrolarında 30 yıl kapalı gişe oynayan Lüküs Hayat‘ı sahneye koydu.
Haldun Dormen dördü otobiyografik olan beş kitap ve on iki oyun yazdı. 1997’de Yapı Kredi adına halen devam etmekte olan Afife ödüllerini başlattı. Yaşamı boyunca iki yüz ellinin üstünde ödül kazanan sanatçı; İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında dersler verdi. Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi; 1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı.
Dormen, 1959‘da halkla ilişkiler alanında dünyaca tanınan bir isim olan Betül Mardin ile evlendi, sekiz yıl süren bu evliliğinden Ömer adlı bir oğlu dünyaya geldi.

SON SÖZ
Türk tiyatrosunda bir devir kapandı. Türk tiyatrosunun dev ismi, sayısız sanatçı yetiştirdi, sayısız oyun yönetti, oyun yazdı, sayısız oyunda sahne aldı, sanatla ilgili sayısız köşe yazısı yazdı, sayısız ödül aldı ve kitaplarını bıraktı.
Usta sanatçının 70 yıllık dostu Göksel Kortay duygularını şöyle ifade etmiş:
“Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesiydi. O hep ‘Yaparsın şekerim’ derdi. Ben de ona ‘Olmadı şekerim’ demek istiyorum. Türk tiyatrosuna büyük emekler vermiş, son anına kadar çalışmış birisidir.”
Haldun Usta ışıklar seninle olsun.