Skip to main content

Hasan Âli Yücel, 17 Aralık 1897′de İstanbul‘da doğdu. Baba tarafından posta nazırı Göreleli Hasan Ali Efendi‘nin, anne tarafından ise Japon sularında batan Ertuğrul Fırkateyni süvarisi deniz albay Ali Bey‘in torunudur. Babası Ali Rıza Bey, annesi Neyyire Hanım‘dır.
Eğitim yaşamını sırasıyla Mekteb-i Osmânî, Vefa İdadisi, Cağaloğlu Darülmuallimin-i Ali’ye (Yüksek Öğretmen Okulu) okullarında sürdürdü. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirdi ve 19 Aralık 1922′de öğretmenliğe başladı.
12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti‘nin (Türk Dil Kurumu) kurulmasıyla Hasan Âli Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi‘nden İzmir milletvekili olarak meclise girdi ve art arda dört dönem milletvekilliği yaptı.
28 Aralık 1938’de Hasan Âli Yücel, 2.Celal Bayar hükûmetinde millî eğitim bakanlığına getirildi. Üniversite reformu (Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nin kurulması, Yüksek Mühendislik Okulu’nun İTÜ’ye dönüştürülmesi ve Ankara Tıp Fakültesi’nin kurulması), Köy Enstitüleri’nin kurulması, dünya klasiklerinin Türkçeye tercüme edilmesi ve ilk resmî ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi’nin ön çalışmaları, hep onun bakanlığı döneminde gerçekleşti ve 1942 yılında kendisine bir suikast girişimi düzenlendi.
Devlet Konservatuarlarının kurulması (20 Mayıs 1940), Türkiye’nin UNESCO’ya girişi (protokoldaki imza onundur) onun çabaları sonucunda oldu. Dört yıllık çabaları sonucunda 25 Haziran 1946’da Üniversiteler Yasası çıkartıldı.
Bu yasayla, yükseköğretim kurumlarının Bakanlıkla olan “sıkı bağı” önemli ölçüde gevşetildi, mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturuldu, böylece üniversiteye organik bir karakter kazandırıldı.
Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da, “dışarıdan denetim” yerine “içeriden denetim”in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kuruldu.

KÖY ENSTİTÜLERİ
Köy enstitüsü, Cumhuriyet dönemine ait olan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından açılmış olan okullardır. Köy enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihli 3803 sayılı yasa ile ilkokullara öğretmen yetiştirilmesi amacıyla açılan okullardır.
Köy Enstitüleri’nin amacı, ülkenin kırsal bölgelerinde yaşayan yoksul köylülerin eğitim düzeyini artırmak, modern tarım ve hayvancılık yöntemlerini öğretmek, sağlık hizmetlerini geliştirmek ve genel olarak köylüleri kalkındırmak oldu. Bu amaçla, öğrencilere sadece okuma yazma, matematik ve fen bilimleri dersleri verilmedi, aynı zamanda müzik, tiyatro, resim ve zanaat gibi alanlarda da eğitimler verildi.
Köy Enstitüleri’nin kurulmasındaki temel amaç, köylerde yaşayan çocuklara nitelikli bir eğitim vermekti. Bu sayede, Türkiye’nin kırsal bölgelerinde yaşayan insanların eğitim düzeyi yükseltilerek, köylerin sosyo-ekonomik düzeyinin artırılması hedeflendi. Ayrıca, öğrencilerin öğrenimleri sırasında iş kazanımları ve zanaat becerileri kazanmaları amaçlandı. Böylece, köylerde sanayi ve tarım faaliyetleri geliştirilerek, köylülerin gelir seviyelerinin artırılması hedeflendi.
KÖY ENSTİTÜLERİ NEREDE KURULDU?
İzmir Kızılçullu (1937), Eskişehir Çifteler (1937), Kırklareli Kepirtepe (1938), Kastamonu Gölköy (1938), Malatya Akçadağ (1940), Samsun Akpınar (1940), Antalya Aksu (1940), Kocaeli Arifiye (1940), Trabzon Beşikdüzü (1940), Kars Cılavuz (1940), Adana Düziçi (1940), Isparta Gönen (1940), Kayseri Pazarören (1940), Balıkesir Savaştepe (1940), Ankara Hasanoğlan (1941), Konya İvriz (1941), Sivas Pamukpınar (1941), Erzurum Pulur (1942), Diyarbakır Dicle (1944), Aydın Ortaklar (1944), Van Ernis (1948).
Yüksek Köy Enstitüsü 27 Kasım 1947‘de, eğitmen kursları ise 28 Haziran 1948‘de CHP iktidarı döneminde Milli Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer tarafından alınan bir kararla kapatıldı.
27 Ocak 1954 tarihinde ise Demokrat Parti döneminde Milli Eğitim Bakanı Rıfkı Salim Burçak tarafından Türkiye’nin ışık saçan yuvaları, Köy Enstitüleri kapatıldı. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes Köy Enstitüleri için şöyle diyordu:
“Köy Enstitüleri, yöneten kesimden daha akıllı bir vatandaş profili oluşturuyor. Bu kabul edilemez.”
Bu 14 yıllık süreçte Köy Enstitüleri 17 bin 341 öğretmen, 8 bin 675 eğitmen, bin 248 sağlık memuru olmak üzere toplam 27 bin 264 eleman yetiştirdi.

HER YÖNÜYLE HASAN ALİ YÜCEL VE KÖY ENSTİTÜLERİ
Köy Enstitülerinin kurucusu Milli Eğitim Bakanı, kültür ve devlet adamı Hasan Âli Yücel‘ i Osmangazi Belediyesi ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Bursa Şubesi düzenleyeceği bir etkinlik ile anacak.
Etkinlik 28 Şubat 2026 cumartesi saat 12.30 da Osmangazi Kültür Merkezi‘ nin yanındaki Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’nin gezilmesi ile başlayacak. Sonrasında Hasan Ali Yücel Fotoğraf Sergisi gezilecek. Ardından da Osmangazi Kültür Merkezi’nde “Her Yönüyle Hasan Ali Yücel ve Köy Enstitüleri” etkinliği gerçekleştirilecek.
Etkinlikte açılış konuşmalarının ardından önce Şef Dilek Sevüktekin Görgülü yönetiminde “YKKED Hasan Âli Yücel Mandolin Orkestrası”nın dinletisine tanık olacağız. Daha sonrasında da Köy Enstitülü yazar öğretmen Dursun Akçam ve Perihan Akçam‘ ın oğlu, önceki dönem Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Ankara Şube Başkanı ve Bursa’da da doktorluk (genel cerrah) da yapmış olan Dr.Alper Akçam’ın “Hasan Âli Yücel ve Medeniyetler Çatışması” konulu söyleşisi ile gerçekleşecek.
Söyleşi sonrası aynı zamanda edebiyatımıza çok sayıda eser bırakmış olan Dr. Alper Akçam kitaplarını imzalayacak.

YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED), 2001 Aralık ayında kuruldu. Kuruluş Bildirgesi’nde derneğin hedefleri şöyle açıklandı:
“Bizler, Cumhuriyetimizin en önemli eğitim projesi olan Köy Enstitüsü çıkışlılarının, kurucularının, çalışanlarının yakınları olarak yan yana gelip bu aydınlanma projesi kültürünü, anlayışını gelecek kuşaklara taşımak adına Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneğini kurduk.
Bu derneğin en önemli amacı: o döneme özgü aklını kullanabilen, sorgulama kültürüne sahip, üretken, yaşama sımsıkı bağlı laik-demokrat yurttaşlar, öğretmenler, sağlıkçılar yetiştirme anlayışını yeni arayışlarla yaşadığımız yıllara taşımak ve Cumhuriyetimizin bu devrimci, aydınlanmacı eğitim anlayışına sahip çıkmaktır.”
YKKED Kurucu Yönetim Kurulu ve Kurucu Üyeleri şunlardı:
“Prof. Dr. Kemal Kocabaş, Canan Alper, Ayşe Benzer, Fatma Nazan Özyeşil, Dr. Güzel Yücel, Prof. Dr. Oğuz Makal, Raziye Şahin, Prof. Dr. Egemen İdiman, Alev Dağhan, Ülkü Yalçın, Ülkü Alkan, Etkin Kanar, Mesut Güngör, Ruhi Sayman.”
Dernek kuruluşunun ardından 23 il ve ilçede şubeler açar. Bir de temsilciği bulunur.
Derneğin Bursa Şubesi kurucu başkanlığını Lemanser Sükan yapar. Şu anda da başkanlığını Jülide Akköprü yapmaktadır.

SON SÖZ
Hasan Ali Yücel, 26 Şubat 1961’de aramızdan ayrıldı. O vefat ettiğinde ben 4 yaşındaydım. Onu tanıma fırsatım olmadı. Ama süreçte kitaplardan tanıdım. Daha sonrasında şiir merakım beni Can Yücel ile tanıştırdı. Sonrasında Can Yücel’in onun oğlu olduğunu öğrendim. Aradan uzun yıllar geçti. 2023 yılında Nilüfer Belediyesi’nin Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlediği bir sergide torunu (Can Yücel’in kızı) Su Yücel ile tanışma onuru yaşadım.
Ne ilginç değil mi 3 kuşak eğitimden, edebiyata ve oradan resime uzanan bir yolculukta hep varlar. Ne büyük gurur.
Osmangazi Belediyesi ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüleri Derneği’ne teşekkür ederken, yazımı Can Yücel’in babası Hasan Ali Yücel için yazmış olduğu “Ben en çok babamı sevdim” isimli şiiri ile bitiriyorum:

“Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim
Ben hayatta en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla – ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin

O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici – hep, hep acele işi
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezber ettim gurbeti

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul\’a
Bi helallaşmak ister elbet, diğ\’mi oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy\’nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim.”