Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu üyeleri, OYAK RENAULT’da bir araya geldi. Bilindiği gibi Küresel İlkeler konusu dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından ilk olarak 31 Ocak 1999 tarihinde Dünya Ekonomik Forumu’ nun Davos toplantısında yaptığı konuşma sırasında gündeme getirildi.
Sonrasında 26 Temmuz 2000 tarihinde Birleşmiş Milletler merkezinde Annan, Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni anlattı. Birleşmiş Milletler(UN) Küresel İlkeler Sözleşmesi (Global Compact), 160’ın üzerinde ülkede 9.500’ün üzerinde şirket ve 3.000’in (sayılar değişmiş olabilir) üzerinde şirket dışı üyesi ile dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatifidir.
2000 yılında çalışmalarına başlayan UN Global Compact, dünyamız, tüm insanlar, topluluklar ve pazarlara fayda sağlayan sürdürülebilir ve kapsayıcı bir küresel ekonomi yaratmak için kurumların iş birliği ile harekete geçmelerini teşvik eder.
Bursa’da ise 2016 yılında BUİKAD, BUSİAD ortaklığında ve Yeşim Tekstil koordinatörlüğünde, KalDer’in desteğiyle Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu oluşturuldu. Bu platform çalışmalarını Global Compact Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’na bağlı olarak sürdürmekte.
Platform ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesine yönelik çalışmaları Bursa’ya taşımak ve iş dünyasında Bursa’yı bu alanda örnek bir il olarak konumlandırmak amacıyla BUSİAD, BUİKAD ve Yeşim Grup koordinatörlüğünde ve KalDer’in desteğiyle faaliyetlerini sürdürüyor.
PLATFORMDAN OYAK RENAULT ZİYARETİ
Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu, üye ziyaretleri kapsamında bu ay Oyak Renault’da bir araya geldi.
Fabrika turuyla başlayan ziyarette, iş dünyasında kadın temsiliyetini güçlendirmeye yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği girişimleri ve iyi uygulamalar üzerine değerlendirmeler yapıldı. Üretim hattı ziyaretiyle başlayan etkinlik, endüstriyel hayatta kadın temsiliyetini artırmaya yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamaları ve iyi örneklerin paylaşımlarıyla devam etti.
Programın açılışında konuşan Oyak Renault Tedarik Zinciri Direktörü ve Women Renault Group Türkiye Başkanı Sibel Bayat, şirketin çeşitlilik ve kapsayıcılık odaklı politikalarının, kadınların iş hayatında güçlendirilmesine yönelik yürüttükleri çalışmaların kurumsal kültürlerinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bayat, “Bu konuda sadece şirketimizde değil, ekosistemimizde de etkin rol alıyoruz.” dedi.
Ardından söz alan İnsan Kaynakları Direktörü Tolga Görgülü, etkinlik kapsamında şirketin çeşitlilik, kapsayıcılık ve sıfır ayrımcılık ilkelerini temel alan politikaları ile cinsiyet, yaş, kültürel farklılıklar ve engellilik alanındaki uygulamaları paylaşmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.
SON SÖZ
“Coğrafya kaderdir” sözü, bazı popüler metinlerde İbn Haldûn‘a (1332-1406) dayandırılır. Bu söz, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çağdaş Avrupa tarihi üzerinde değerlendirmeler yaparken ortaya attığı bir tez olarak da karşımıza çıkar. Tanpınar, bu sözü, herhangi bir gönderme yapmaksızın kendi özgün değerlendirmesi olarak dile getirir. Ancak zamanla bu sözü İbn Haldûn’a atıfta bulunulan söylemlerin yaygınlaştığı görülür.
Özetle söz mekânın sabit ve katı etkilerine yönelik ise bir ölçüde olumlanabilir. Ancak bu etkiler karşısında insanın sergilediği farklı ve çeşitli tutumları açıklamada yetersiz ve yanıltıcı kalır. Çünkü insan, çevresine uyum sağlayan esnek bir varlık olmasının yanında çevresini ve kendisini dönüştüren, öngörülemez, mekânsal güçlere indirgenemez bir varlıktır.
Evet, bu coğrafyada kadın olmak zordur. “Saçı uzun aklı kısa” ve “Aslan oğlum evimin direği” söylemleri kolay yıkılacak paradigmalar değildir.
Ülkemizde kadın dediğimizde aklımıza töre cinayetleri, kadın cinayetleri, kadına şiddet, iş yaşamında mobbing ve cinsiyet ayrımcılığı da sıkça gelir.
İşte bu noktada kadının güçlenmesi ve toplumda olması gereken değere kavuşması için çeşitli yapılar yıllardır mücadele veriyor. Bu noktada Global Compact Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’na bağlı olarak Kadının Güçlenmesi Bursa Platformu’nun çalışmaları da çok değerli çalışmalar.
Fiziken, zihnen, madden bu oluşumu destekleyen her kişi ve kuruma teşekkür ediyorum. İyi ki varlar.


