Bir bireyin bir konuda sorumlu tutulabilmesinin temelde üç koşulu vardır. Bunlar “Akıllı olması ve aklını kullanma yetkisine sahip olmalı. Özgür iradesini kullanabilmesi. Yetki sahibi yani ehliyetli olmasıdır.”
Sorumluluk kişinin kendine ve başkalarına karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi zorunluluğudur. Sorumluluk veya hesap verebilirlik, etik ve yönetim açısından cevap verebilirlik, suçlanabilirlik, sorumluluk ve hesap verme beklentisidir. Günümüzde yönetişimde, hesap verebilirlik, “eylemlerinden dolayı hesaba çekilmek” temel tanımının ötesine geçmiştir.
Yerel seçimler özelinde sorumluluk konusu analiz edildiğinde 1977 yılından beri ilk kez Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP’ye ve CHP’li belediye başkanı Mustafa Bozbey’e verilmiştir. Dolayısıyla Mustafa Bozbey’e bir fırsat yaratılarak önemli bir sorumluluk verilmiştir.
Bu fırsat; gerek ülke genelinde gerekse Bursa özelinde üstlenilen sorumluluğun iyi değerlendirilmesidir. İnsanlar hep bir fırsat bekler. Burada fırsat doğmuş ve beraberinde çok önemli bir sorumluluğu getirmiştir.
The Alchemist/ Simyacı kitabının yazarı Paulo Coelho’nun çok sevdiğim bir sözü vardır:
“İnsanlar fırsatların gelmesini bekler, fırsatlar da insanların. Fırsatlar bekler insanlar bekler; Kazanan hep mazeret olur.”
Burada Mustafa Bozbey fırsatın gelmesini beklemeden beş yıl önce eyleme geçmiş, kendi yol yürüyüşü tekniği/yoğurt yiyişi ile adım adım ilerlemiş, partisi de onu yeniden aday göstermiş ve fırsat değerlendirilmiştir.

Mevcut durumda fırsat gelmiş, değerlendirilmiş ve sorumluluklar yüklenilmiştir. Bu fırsatın kendine ve başkalarına karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi zorunluluğu Mustafa Bozbey’in omuzlarına yüklenilmiştir.
Mustafa Bozbey, akıllı ve aklını kullanma yetkisine sahiptir. Büyükşehir’de özgür iradesini belirli oranda kullanabilir. Mevcut durumda Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın geçen dönemki koşullarına sahiptir. Yetki sahibi ve 20 yıllık bir belediyecilik deneyimine sahip olması, Nilüfer’de adeta Bursa’nın cazibe merkezini yaratması önemlidir.
FIRSATIN GETİRDİĞİ FIRSAT
Burada fırsatın getirdiği bir başka fırsat daha söz konusudur. Bu fırsat salt Bursa özeli için değil, ülke geneli içinde çok daha değerli fırsattır.
Mustafa Bozbey, Nilüfer’de tam 4 dönem yani 20 yıl boyunca belediye başkanlığı yaptı. Orada çağdaş ve modern bir Nilüfer yaratılmasında çok önemli hizmetleri oldu. Bir işin uzun süredir yapılması bir taraftan sürdürülebilirlik noktasında kalitenin bir göstergesi olurken bir taraftan da belirli bir metal yorgunluğu ve işletme körlüğünü de beraberinde getirir. Mustafa Bozbey, bu aradaki beş yıllık süreçte (2019-2024) adım adım hedefine yürürken; hem metal yorgunluğunu atma hem işletme körlüğünü oluşturan konulara dışardan bakma hem de zaman zaman ortaya atılan kendine yönelik bazı iddiaları değerlendirme fırsatı bulmuştur.

Mustafa Bozbey’in önüne çıkan fırsatın getirdiği fırsat budur. Şimdi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mustafa Bozbey bu beş yıllık rejenerasyon dönemi (yenilenme dönemi) içinde mutlaka şapkasını önüne koyup, geçmiş değerlendirmesini yapıp, birlikte yola çıktığı arkadaşlarındaki seçimleri, geçmişteki çalışma döneminde izlediği strateji ve oluşturduğu yol haritasını, hayal edip gerçekleştiremediklerini, doğru bildiği bazı yanlışları değerlendirmiştir ve yeni dersler çıkarmıştır. Bu 5 yıllık rejenerasyon döneminin de onun için bu tür muhasebeleri yapma noktasında önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
SON SÖZ
Bu yukarıda sıraladığım bakış açılarım noktasında Mustafa Bozbey’i önünde zorlu bir dönem bekliyor. Onun bu süreçte “ama, keşke, belki” demeye de hakkı yok.
En azından toplumun yarısı için etnik kökeni, mezhebi noktasında ötekileştirilmiş; vatanseverliği, milliyetçiliği, dini hassasiyetleri noktasında dinsiz, vatan haini sıfatlarıyla yaftalanmış; yoksullaştırılmış bir toplumu bir araya getirme; kimseyi ötekileştirmeden yaşanabileceğini herkesin kucaklanabileceğini gösterme fırsatı ve insanlara umut olma fırsatı doğmuştur.

Bu çok değerli bir misyondur. Bu misyonun hayata geçirilmesi noktasında her adım en ince detayına kadar insani değerler ön planda tutularak stratejiler geliştirip, yol haritaları oluşturulmalıdır.
İşte bunlar fırsatın getirdiği fırsatlardır. Ama bunları hayata geçirme becerisi, bu beceriyi gerçekleştirecek kadroları oluşturma ve bu kadrolara liderlik etme yetkinliği burada benim sıraladığım satırlar kadar basit değildir.
Burada bir değişim ve sürecinde dönüşümden söz ediyoruz.
Evet, Mustafa Bozbey’e ve çalışma arkadaşlarına bu zorlu yolculuğunda başarılar diliyorum.


