Floransalı Catherine de Medici, 1519’da Floransa’da Medici hanedanlığında doğar. 1533’de geleceğin Fransa Kralı II. Henri ile 14 yaşında evlenir. 1547-1559 yılları arasında Fransa Kraliçesi ve sonrasında güçlü bir naip olarak görev yapar. 16. yüzyıl Fransa‘sına damgasını vuran İtalyan asıllı bir devlet kadınıdır. Üç Fransız kralının annesidir. (II. Francis, IX.Charles ve III.Henry).
İtalyan Rönesans’ının görkemini ve zengin saray kültürünü (çatal kullanımı, pastacılık, parfümeri ve görgü kuralları) Fransız sarayına taşır. Fransız soylularına İtalyanların dansa ve danslı eğlencelere tutkusunu aşılar. Fransa’yı bale ile tanıştırır.
Türk tarihçi Jak Deleon’e (1951-2005) göre 15 Ekim 1581 dans uzmanlarınca ilk “gerçek” bale gösterisi olarak nitelendirilen “Ballet Comique de la Reine/Kraliçenin komik balesi” seyirciye sunulur. “Ballet Comique de la Reine” Kraliyet ailesindeki bir nişanı kutlamak için sahnelendiğinden oyuncu kadrosu saray çevresinden oluşur.
Ülkemizde bale sanatının geçmişi Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16. yüzyılda İstanbul’da Venedik Balyosu’nun (Venedik elçilerine verilen ad) evinde düzenlenen bale gösterisine kadar gider.
Sanat alanında eğitimi bir medeniyet meselesi olarak gören cumhuriyet idarecileri, İstanbul’da bale dersleri veren Rus göçmen Lydia Krassa Arzumanova’yı bale eğitimi konusunda görüşlerini almak üzere, 1929 yılında Ankara’ya davet eder. Bu kişi ülkemizi bale ile buluşturan ilk kişidir. Arzumanova, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa ile görüştükten sonra İstanbul’a dönerek kendi bale okulunda öğrenci yetiştirmeyi sürdürür. Öğrencileri ile Türkiye’deki ilk gösterisini 8 Kasım 1931’de Tepebaşı’ndaki Casa d’Italia Salonu’nda (İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde, İtalyan Kültür Merkezi binası bünyesinde yer alan tarihi ve kültürel bir mekandır) gerçekleştirir.
Türkiye’de bale eğitimi resmî olarak, 1948’de İngiliz balerin Ninette de Valois’nin Yeşilköy Bale Okulu’nu İstanbul’da kurması ile başlar.

BURSA VE BALE
Bursa ve baleye göz attığımızda kentimizdeki ilk resmi bale okulunun 1984 yılında Neriman Nihal Bekiroğlu tarafından açıldığını görürüz. Neriman Hoca ve eşi sevgili Nihat ile yollarımız 1978’de Anadoluhisarı Spor Akademisi’nde kesişti. O hem konservatuar hem de spor akademisi mezunudur. Aynı zamanda bir dönemler Bursaspor ve iş dünyasının önemli isimlerinden ve futbolcu Vedat Okyar’ın babası Rahmi Okyar’ın eşi Berrin Okyar‘ın da yeğenidir.
Evet, Bursa’nın köklü sanat kurumlarından Neriman Bale Kursu, 42. yılını yeni bir Merinos AKKM’de düzenlediği bir resitalle taçlandırdı. Kurulduğu 1984 yılından bu yana, sanatın zarafetiyle büyüyen bu yuva, geleneksel yıl sonu resitalini bu yıl da büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi. Sevgiyle örülmüş, vefa ile büyütülmüş ve emekle yoğrulmuş bu sanat yuvası, yine çeşitli masalları sahneye taşıdı.

RESİTALDE NELER VARDI?
Neriman Bale Kursu‘nun 42. Yıl Resitali / Yıl Sonu Gösterisi, 27 Haziran 2026’da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde cumartesi günü sahnelendi.
Resitalde 9 gösteri sunuldu. İlki Beethoven müziği ile parmak ucunda ilk kez dans eden minik balerinlerin gösterisi oldu. Sonra sırasıyla Külkedisi, Bir Karahindiba Rüyası, Selam Çocuk, Kırmızı Başlıklı Kız, Rus Gelini, Don Kişot eserlerinden pasajlar sunuldu. Ardından 2025-2026 Öğretim Yılı Diploma töreni yapıldı. 19. Candan Ödül Bayraktar anısına düzenlenen “Çocuk Gözüyle Bale” resim yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Bir de aralarından çok erken ayrılan Ceylan Lek ve Suna Soyak anısına seçilen ‘1. Dünya Dans Günü’ burslu öğrencilerin ödülleri verildi.

NERİMAN BEKİROĞLU NELER SÖYLEDİ?
42 yıl önce Neriman Bale Okulu’nu kuran Neriman Bekiroğlu şunları söyledi:
“42 yıl aralıksız olarak sürdürdüğüm kursumu kurma amacım; dans, müzik, tiyatro, dekor-kostüm gibi birçok güzel sanatın bir arada buluştuğu sevgi, saygı, disiplin, sabır, dayanıklılık gibi unsurların temelini oluşturduğu bale sanatını çocuklarımıza sevdirmek, kişiliklerinin oluşmasına katkıda bulunmaktır. Onları öğretirken eğitmek, onlar ve aileleriyle birlikte, bu güzel sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak, bu sanatın birçok kişinin düşündüğü gibi ulaşılamaz olmadığını anlatabilmek, fiziksel, ruhsal, sosyal tüm olumlu yönlerinden öğrencilerimizin yararlanmasını, yeteneklerinin değerlenmesini ve bu sanatın gelişmesine öncü olmaktır. Bu amacımın zamanla başarıya ulaştığını görmek, sabırla çalışan ve kursumuza devam eden, hobi olarak başladıkları bu sanatı profesyonel olarak sürdüren öğrencilerimi bale sanatına kazandırmış olmak, mesleğime vermiş olduğum emeğin en güzel karşılığı olmuştur.
Onların ve daha nicelerinin başarılanını yaşamak, benim için en büyük gurur kaynağı ve mesleğimi uzun yıllar sürdürebilmek için itici güç olacaktır.
Enstrümanı insan vücudu ve özellikle çocuk olan bu sanatın öğreticilerinin son derece bilinçli ve titiz olmaları gerekmektedir. Minik vücutlara zarar vermemek, onların son derece hassas, duygusal dünyalarını incitmemek tüm eğitimcilerin görevi olduğu gibi, ailelerin de baleyi yalnızca bir araç olarak değil, amaç olarak bakmaları gerekmektedir. Bale, yalnızca güzel yürümek, zarif olmak gibi değil, bir disiplin olarak değerlendirilmeli, çocukların sanat eğitimi alarak dünyaya araladığı bir pencere olarak görülmeli ve okul seçimindeki titizliğin bu tür sanatsal ya da sportif faaliyetlerde de gösterilmesi gerekmektedir.

Bu güzel sanattan arzu edildiği gibi yararlanabilmek için, onu bir araç olarak değil, amaç olarak görmek atılacak ilk doğru adımdır. Çocuklarımızın balerin ya da balet olmasını düşünmesek de, kendi anladığımız anlamdaki beklentilere ulaşabilmek için uzun bir zaman dilimine ihtiyaç vardır. Bu yüzden öğrenci velilerinin ve öğrencilerin özverili ve sabırlı olması gerekmektedir.
Ben, kursumuz kurulduğundan bugüne kadar bale sanatına ilgi duyan ve bu ilgileri ile bu güzel sanata katkıda bulunan değerli velilerime ve sevgili öğrencilerime,
Özel Neriman Bale Kursu olarak, Merinos AKKM Genel Koordinatör Yardımcısı Sayın Burcu Bahadır, Organizasyon Görevlimiz Sayın Esra Çetinkaya ve Teknik Ekibine, resitalimizde görev alan müzik kumanda, ışık kumanda, sahne dekor, görsel kumandada bizlere destek olan tüm teknik ekibimize, video ve fotoğraf ekibimize, bale öğretmenlerimiz sevgili Serdar Bekiroğlu, sevgili Ece Yurtaçan, sevgili Beyzanur Yalın, sevgili Hira Oztürk, sevgili Çağla Yapıcı, sevgili Zeynep Yıldırım yetkili öğretmenimiz sevgili Anda Lek, sevgili sekreterim Yasemin Toprak, sevgili Serap Yavaş ablamıza, kostümlerimizin aksesuarların hazırlanmasında el emekleriyle destek olan çok sevgili sevdiklerimize ve Neriman Bale Kursu ailemizin çok değerli velilerine çok teşekkür ederim.
Bale sananıyla tanıştığım ilk günden bu yana, desteklerini esirgemeyen canım anne ve babamı, bana bale sanatı sevdiren ve konservatuvara yönlendiren ilk bale öğretmenim Sayın Yüksel Ersin’i minnetle anıyorum. Konservatuvar öğretmenim ve sonrasında her zaman beni destekleyen ve yanımda olan Dilek Bale Kurucusu biricik öğretmenim Sayın Dilek Sunam’a, her zaman yanımda ve destek olan çok sevgili eşime çok teşekkür ediyorum…
Önümüzdeki yıl bale resitalimizde buluşmak dileğiyle…”

SON SÖZ
Evet, sanata ve sanatçıya verdiği değer ile Türk gençliğine sanatla tanışma şansı veren Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk‘ümüzü saygı ve minnetle anarken onun deyişini anımsatıyorum:
“Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa tam bir yaşama malik olamaz.”
Sevgili Neriman Bekiroğlu ve hayat arkadaşı sevgili Nihat Bekiroğlu’na 42 yıldır Bursa’ya bale konusunda verdikleri desteklerden ötürü teşekkür ediyorum.