1662’de, İngiltere’de kurulan Royal Society ve 1666’da Fransa’da kurulan Academie des Sciences ile dünyadaki Bilim Akademileri’ni başlatmak daha doğru olur.

Encümen-i Daniş, Osmanlı Devleti’nde 1851-1862 yıllarında hizmet vermiş bir bilim kuruludur. Kurucusu Mustafa Reşit Paşa’dır. Fransız İlimler Akademisi’ni örnek alarak kurulan bu kurulun başardığı en önemli iş, Ahmet Cevdet Paşa’ya yazdırılmış “Tarih-i Cevdet” adlı eserdir. 1861 yılında kurulan Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye, Tanzimat Dönemi’nin bir diğer akademi benzeri kuruluşudur. Doğa bilimleri alanında 38 üyesi bulunan ve aynı alanda ilk dergi olan Mecmua-i Fünûn’u yayımlayan bu kuruluş 1866 yılında kapanır.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), 24 Temmuz 1963 tarih ve 11462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 278 sayılı Kanun ile kurulur. Türkiye’de bilimin tüm alanlarını kapsayan bir bilimler akademisi kurma fikri 1960’lı yıllarda öne çıkan bir konu haline geldiyse de TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi), 1993 yılında hayata geçirilir.

TÜBA’nın 2023 sonu itibarıyla 20 asil üyesi bulunur. Yaş haddi dolan üyeler Şeref Üyesi olur. Şu anda 72 Şeref Üyesi bulunur. Ayrıca asil üyelik öncesi Asosye (asil üye olmaya aday üye) üyeleri vardır.

TÜBA kurucu başkanlığını dönemin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi değerli kadın akademisyenlerimizden Prof. Dr. Ayhan O. Çavdar yapar. (1993-2000). Daha sonra başkanlıklarını Prof. Dr. Engin Bermek (2000-2008), Prof. Dr. Yücel Kanpolat (2008-2012), Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar (2012-2019) ve günümüzde Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanlığını Prof. Dr. Muzaffer Şeker (2019- ) yapıyor.

TÜBA VE BURSALILAR

İlk olarak BUÜ Farmakoloji hocalarından Prof. Dr. İsmail Hakkı Ulus, Bursa’dan 2000 yılında TÜBA asil üyeliğine seçilir. (Artık Acıbadem Üniversitesi’nde ve şu anda Şeref Üyesi). Onun ardından BUÜ İlahiyat Fakültesi’nden geçen dönem rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz 2012 yılında asil üye seçilir.

2023 yılında da BUÜ Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız TÜBA üyeliğine kabul edilir. Bilindiği gibi üyeler önce TÜBA Asosye (asil üye olmaya aday üye) üyesi seçilir ve sonrasında da asil üye olur.

Bu arada TÜBA Başkanımız Prof. Dr. Muzaffer Şeker hocamız da lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde yapar.

TÜBİTAK VE TÜBA ÖDÜLLERİ

TÜBİTAK Bilim Ödülü, 1966’dan beri her yıl, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından temel bilimler, mühendislik bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler dallarında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalar gösteren Türk ya da çalışmalarını Türkiye’de yapan yabancı bilim insanlarına verilen ödüldür. Türkiye’de bilim dalında verilen en üst düzey ödül olarak kabul edilir. “Türk Nobelleri” olarak da adlandırılır. Ayrıca TÜBA da bilim insanlarını teşvik etmek amacıyla 2015 yılından bu yana Uluslararası TÜBA Akademi Ödülleri’ni verir.

1999 yılından Uludağ Üniversitesi ‘nde Prof. Dr. İsmail Hakkı Ulus hoca TÜBİTAK Ödülü’ne layık görülür.

2024 yılında TÜBA Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’nü (GEBIP)Bursa Uludağ Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan alır.

2015 yılında Bursa Uludağ Üniveristesi Makine Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız da bu ödüle layık görülür.

2009 yılında Uludağ Ünivesitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Bölümü’nden Doç.Dr. Mehmet Cansev de bu ödülü alır.

2001 yılında ise Uludağ Üniversitesi Psikoloji-Enformatik Bölümünden Prof. Dr. Hasan Gürkan Tekman bu ödülü Bursa’dan alan ilk kişi olur.

SON SÖZ

Bilim, nedensellik, merak ve amaç besleyen, olguları ve iddiaları deney, gözlem ve düşünce aracılığıyla sistematik bir şekilde inceleyen entelektüel ve uygulamalı disiplinler bütünüdür.

Benim bilime olan ilgim İstanbul’da geçen ilk ve ortaokul günlerinde önce Eczacıbaşı’nın o dönemler yayınladığı ve içinde bilimle ilgili kısa notlar olan o harika ajandaları ile başladı ve sonrasında TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik Dergileri ile devam etti.

Evet, klasik bir deyiş vardır. Sanat sanat için midir yoksa toplum için midir? Sorusu gibi Bilim bilim için midir yoksa toplum için midir? Soru da sorulabilir.

Ucundan köşesinden bir akademisyen olarak 1989 yılından beri bir biçimde akademi dünyası ile ilintiliyim. Orada somut olarak şunu gördüm. Akademide büyük bir bölüm sadece akademik ünvanını yükseltmek amacıyla bilimsel çalışma yaparken, teoriyi pratiğe dönüştürüp, topluma, iş dünyasına veya insanlığa katkı koyan sınırlı sayıda akademisyenimiz var. Burada elbette doğruyu hayata geçiren değerli akademisyenlerimizi tenzih ediyorum.

Bir önceki TÜBİTAK Başkanımız ve şu andaki İTÜ Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Mandal hoca ile birkaç yıl önce tanışmıştım. Bazı işyerleri gezisi ve akşam bir yemekte buluşmuştuk. Ve kendisi damadımın da hocasıydı. Mandal Hoca, TÜBİTAK ve iş dünyasının işbirlikleri konusunda çok önemli adımlar attı. Buradan ona bir kez daha teşekkür ediyorum. Yeni başkanla tanışmak nasip olmadı.

Bu arada TÜBA Başkanımız Prof. Dr. Muzaffer Şeker hocamızla geçtiğimiz yıl telefonda uzun bir sohbetimiz olmuştu. Bana gönderdiği kitaplar için ayrıca buradan da teşekkür ediyorum. Beni bazı konularda bilgilendirmişti.

Bu vesile ödül alan herkesi kutlarken Bursa’ya da ödül getiren Bursa Uludağ Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Mardani’yi ve de daha önce de Bursa’ya ödül getiren hocalarımızı gönülden kutluyorum.

Bu ve benzeri ödüller kentimizin marka değerine de katma değer sağlıyor.