Çocukluğu radyo ile geçen, TRT programları ile büyüyen bir baby boomer kuşağıyım. Radyoda her müzik programı sonrası şef, koro sanatçıları, saz sanatçıları ve solistlerin isimleri tek tek söylenirdi.
Radyoda sıklıkla duyduğum isimlerden biri de Kutlu Payaslı’ydı. Kendisiyle hiç tanışmamıştım. Daha sonra arkadaşım diş hekimi Oğuz Sınırtaş’ın, Kutlu Payaslı’nın kızı Dr.Melda Hanım ile evlendiğini duydum. (Daha sonra yollarını ayırdılar). Ardından Kutlu Payaslı’nın yeğeni Haluk Payaslıoğlu dostum oldu.
Bir gün cep telefonum çaldı. Sanayici Hüseyin Özdilek büyüğüm arıyordu. “Murat bak Kutlu ağabey yanımda. Artık onun yaşantısının kitaplaşma zamanı geldi de, geçiyor bile. Bak sana Kutlu ağabeyini veriyorum” dedi.
Böylece Türk Sanat Müziği’nin duayen isimlerinden besteci, yorumcu ve şef Kutlu Payaslı’nın hayatını anlatan, sanayici Hüseyin Özdilek’in destekleriyle “Sanata adanmış bir ömür: Kutlu Payaslı” isimli, bir kitap oluşturma yolculuğumuz başladı. Kutlu ağabey ile tanışıp kitabı oluşturmaya başladık. Anıları benim çocukluğumu anımsattı. Radyoda adını duyduğum her ses ve saz sanatçısı ile ilgili anılar dinliyordum.
Bu kitap Kutlu Payaslı’nın 60. sanat yılına 2015 yılına denk geldiğinden ayrı bir güzellik oluştu.
Bugün Kutlu Payaslı 89 yaşında aramızdan ayrıldı. Işıklarda uyusun.
Size biraz Kutlu Ağabeyi anlatmak istiyorum.
.
KUTLU PAYASLI VE TÜRK MÜZİĞİNE VURULAN 70 YILLIK DAMGA
Kutlu Payaslı, 27 Haziran 1936 Cumartesi günü Amasya’nın Pirinçci mahallesinde 36 numaralı Mehmet Anaç’ın evinde doğar. Özünde aile soyadları Payaslıoğlu’dur. Ama Kutlu Bey sanatçı olarak Payaslı soyadını kullanır. Amcası Avukat Eşref Culusi Payaslıoğlu’nun (1886-1972) “Bir Cevap ve Ter cümei Hal / Tatlı ve Acı hatıralar” isimli kitabında ve Fatih Kütüphanesi’nde 2527 numarada kayıtlı “El Mecmu Minel Meşhud Vel Mesmu” (Görülmüş duyulmuşların isimleri) adlı kitabın 65. sayfasından, ailenin 1765-1775 yılları arasında Antakya’nın İskenderun ilçesinde bulunan Payas kasabasından Medrese ve hocalarının çokluğu ile meşhur, Amasya’ya göç ettiklerini öğreniyoruz.
Aile Amasya’da Devehane mahallesi, bugünkü adıyla Yüzevler Mahallesi’nde oturur. Payaslızade Hilmi Efendi (Kutlu Payaslı’nın dedesi), Amasya’nın Hatunya Mahallesi’nden Vasi Çelebizade Hafız Bekir Efendi’nin büyük kızı Hatice Hanım ile evlenir. Bu evlilikten 1886’da Eşref Culusi (Kutlu Payaslı’nın amcası) ve 20 Eylül 1312/1896’de Yümni Payaslıoğlu (Kutlu Payaslı’nın babası) doğar.
Kutlu Payaslı’nın babası Yümni Bey dört evlat, alzheimerli bir hala, evlenmemiş 2 kız kardeş olmak üzere 9-10 kişiye bakmakla sorumludur.
Yümni Payaslıoğlu, Amasya’da 30 Ocak 1927’de Hacı Bekirzade Hakkı Beyin kızı Adalet Hanım ile nişanlanır. Aynı gün nikah kıyılır. Düğün ise 3 Mart 1927’de yapılır. 20 Şubat 1928’de ilk oğulları Daniş, 8 Şubat 1932’de Mustafa Yavuz, 27 Haziran 1936’da Yılmaz Kutlu, 1946’da Hilmi Bülent doğar.
Yılmaz Kutlu Payaslı, ilkokula Amasya Plevne ilkokulunda başlar. Bir iki ay okuduktan sonra babasının Urfa bindirilmiş tabur komutanlığında göreve atanması dolayısı ile 3 ay kadar kaldığı Urfa’da Cumhuriyet ilkokuluna devam eder. Urfa’da meşhur balıklı gölün yanındaki medresede bir odacıkta kalırlar. Daha sonra tekrar Amasya’ya dönülür ve ilkokulu başladığı okul Plevne İlkokulunda bitirir.
Ardından Amasya Ortaokulu’nu sonrasında da İstanbul’da Haydarpaşa Lisesi’ni bitirir.
Lise son sınıfta ailesinin haberi olmadan Kutlu Payaslı 1955 Eylül’ünde bütünleme sınavına gelmeden İstanbul Belediyesi Türk Müziği Konservatuarı teganni (ses eğitimi) bölümünün sınavına girer ve kazanır. Okuduğu eser III. Selim’in Suzidilara yürük semaisi “âbu tâb ile bu şeb hâneme cânân geliyor”dur. Sınav heyetinde Münir Nurettin Selçuk, Mefharet Yıldırım ve Şefik Gürmeriç vardır.
1955 Kasımın ilk Pazar günü; Beyazıt’taki Amasya talebe yurduna arkadaşlarını ziyarete gider. Hem konuşur, hem de radyo dinlerler. Bir ara radyodan “sınavla Ankara Radyosuna stajyer ses sanatçısı alınacaktır” anonsu yapılır. Kutlu hemen yerinden fırlar ve “Arkadaşlar, ben Ankara’ya bu sınava gidiyorum” der. Ve o sınavı kazanır, Kutlu Payaslı’nın Türk Sanat Müziği’ne vurduğu 70 yıllık damga böylece başlar. Yurtiçi ve yurtdışında konserler, orkestra şeflikleri, plaklar, kasetler, bestelerle dolu yıllar.
O çok titiz bir insandı. Katıldığı tüm konserlerin tüm sanatçılarını ve tarihlerini kaydederdi.
Kutlu Payaslı sporcu kişiliği ile lise yıllarında atletizm, voleybol ve futbol oynadı. Voleybolu sonrasında da devam ettirdi. Masterler atletizm yarışmalarına katıldı.
Sanatçılığının yanı sıra gerçek bir sporcuydu.
KUTLU PAYASLI’YI KAYBETTİK
Evet, bugün Türk Müziği değerli bir ismini, Kutlu Payaslı’yı kaybettik. Kendisi Türk Sanat Müziği repertuarına 25 beste bıraktı. Bir ses sanatçısı olarak Devlet Sanatçılığı ödülünün yanında sayısız ödüle layık görüldü. Şef olarak sayısız orkestra yönetti.
Evli ve 3 çocuk babası olan Kutlu Payaslı pazartesi günü Ulucami’de kılınacak öğle namazı sonrası Hamitler Kent Mezarlığı’na defnedilecek.
Başta eşi Tuncay Hanım ve çocukları ile torunlarına başsağlığı diliyorum.
Onun hayatını kitaplaştırmak benim için büyük onurdu. Onunla sohbetimizin her dakikası çok keyifliydi. Böyle bir onuru bana yaşattıkları için Kutlu Payaslı ve Hüseyin Özdilek’e teşekkür ediyorum.


